Konya’da, iki gün önce Suriye'deki katliam protesto edilerek, saldırılarda hayatını kaybedenler için Cuma namazının ardından gıyabi cenaze namazı kılındı. Gösterilerde Mısır'da yapılan katliamlarda protesto edildi.
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı-Anadolu İnsani Yardım Derneği (AYDER) öncülüğünde Şerafettin Camii önünde gerçekleştirilen protesto gösterilerine, sivil toplum kuruluşları da destek verdi. Öğle namazı sonrası cami önünde toplanan vatandaşlar, iki gün önce Suriye’de yapılan katliama tepki gösterdi. Suriye’de hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı Türkiye’de okuyan üniversite öğrencisi Mısırlı Ebu Musab tarafından kıldırıldı.
İHH-AYDER Gönüllüsü Erhan Avcı, Suriye’den Müslümanları üzen can yakıcı haberlerin gelmeye devam ettiğini ifade ederek, “Şam’ın Doğu Guta banliyösünde, Çarşamba günü sabah saatlerinde, 2 MİG savaş uçağı tarafından yaklaşık 30 füzeyle, kimyasal sarin gazı saldırısı yapılmıştır. Bu saldırıya uykularında yakalanan binlerce insandan bin 600’ü şehit olmuştur. Şehitlerin çoğu, bebek ve çocuklardan oluşmaktadır. Masum savunmasız insanları hedef alan, tüm dünyanın gözleri önünde yapılan ve kaybedilen saldırıya, Türkiye’deki duyarlı Müslümanlardan başka kimse ciddi manada tepki vermemekte, adeta eli kanlı Esad rejiminin katliamlarına çanak tutulmaktadır” dedi.
Dünyanın bütün coğrafyalarında, Müslümanlara karşı topyekün bir savaş başlatıldığını vurgulayan Avcı, “Mısır’da Siyonist çeteler ve yerli işbirlikçi uşakları binlerce Müslüman’ı katletmiş, binlercesi ise tutuklanmıştır. Bu katliamlar ve tutuklamalar devam etmektedir. Tahran, Telaviv, Washington, Londra, Riyad ve diğer körfez ülkeleri bu katliam ve darbeleri destekleyerek ve milyonlarca dolarlık yardım yapmaktadır. Hiçbir şiddet hareketine bulaşmayan, masum Müslümanların bedenleri ve kanları üzerinden kendilerine gelecek devşirmeye çalışmaktadırlar. Maalesef Türkiye’de de bazı kişi, kuruluş, basın, medya, cemaatler ve partiler de onlarla aynı zeminde bulunarak, Mısır halkının davasına köstek olmaya çalışmışlardır. Suriye’de yaşanan olaylar bu son saldırıyla yeni boyut kazanmıştır. Bugüne kadar her gün onlarla ifade edilen şehit sayısı kimyasal ve biyolojik silahların devreye girmesiyle, artık binlerle ifade edilmektedir. Bunda dünya kamuoyunun Mısır darbesine sessiz kalması etkili olmuştur” ifadelerini kullandı.
Tüm Müslümanlara seslenerek birlik olunmasını gerektiğini kaydeden Avcı, “ Zalime meyletmeyin, zalime meyledersiniz zalimin zulmü, sizi de bulur. Asıl büyük hedefin Türkiye olduğunu unutmayın. Çünkü Türkiye ve Türkiyeli Müslümanlar şuan dünyanın vicdanının temsil etmektedir. Türkiye’yi tıpkı Mısır ve Suriye gibi savaş ortamına çekmeye çalışanlar vardır. Daha önce pek çok deneme yapılmıştır. İnsanlar bu kritik günlerde, söylemlerine ve eylemlerine azami dikkat etmek zorundadır. Bu söylem ve eylemlerin kimlerin işine geldiğine, kimleri sevindirip kimleri üzdüğüne iyi bakılmalıdır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından din görevlisi Ali Öge, Suriye’de hayatını kaybedenler için dua okudu. Protesto gösterileri, ABD, İsrail, Suriye'deki Baas rejimi ve Mısır askeri yönetimi aleyhine atılan sloganlarla sona erdi.
Mısır ve Suriye'de ölenler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Programda konuşan İHH-AYDER Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Avcı, “Türkiye'de bazı kişi ve kurumlar, onlarla aynı zeminde bulunarak, Mısır halkının haklı davasına köstek olunmaya çalışılmıştır” dedi.
İnsani Hak ve Hürriyetler (İHH) İnsani Yardım Derneği-Anadolu İnsani Yardım Derneği (AYDER), öncülüğünde bir araya gelen halk, cuma namazı sonrasında Mısır'da ve Suriye'de ölen Müslümanlar için gıyabi cenaze namazı kıldı. AYDER'in öncülüğünde bir araya gelen Konya halkı, cuma namazı sonrasında Şerafettin Camii önünde bir araya gelerek, hem gıyabi cenaze namazı kıldı hem de oradaki Müslümanlar için dua etti. Kılınan gıyabi cenaze namazının ardından, basın açıklaması yapan İHH-AYDER Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Avcı, insanlığını yitirmemiş Müslümanlar'a duyuruda bulunduklarını söyleyerek, bütün coğrafyalarda Müslümanlar'a karşı topyekün saldırı başlatıldığını belirtti. Avcı, “Mısır'da Siyonist çeteler ve yerli işbirlikçi uşakları binlerce Müslüman'ı katletmiş, binlercesini ise tutuklamıştır. Bu katliam ve tutuklamalar devam etmektedir. Tahran, Telaviv, Washington, Riyad ve diğer körfez ülkeleri bu katliam ve darbeleri desteklemekte, milyarlarca dolarlık yardım yapmaktadır. Hiçbir şiddet hareketine bulaşmayan, masum Müslümanlar'ın bedenleri ve kanları üzerinden kendilerine gelecek devşirmeye çalışmaktadırlar. Maalesef Türkiye'de de bazı kişi ve kurumlar, onlarla aynı zeminde bulunarak, Mısır halkının haklı davasına köstek olunmaya çalışılmıştır” dedi.
BATI YİNE ÇİFTE STANDART YAPIYOR
Batı'nın ve batılı değerleri paylaşanların sürekli çifte standart yaptıklarını belirten Avcı, onların yalanlar ile Müslüman toplumları aldattığını söyledi. Avcı, “Batı, ürettiği hevladan sahte demokrasi putlarını çıkarları uğruna bir bir yemiştir. Müslüman toplumlar nezdinde inandırıcılıklarını yitirmiştir. İhanet, yalan, hile onların inançlarının gereğidir. Biz onlardan başka davranışlar beklemedik, beklemeyeceğiz” diye konuştu. Batı'nın Suriye meselesindeki tutum ve davranışını anlayamadığını ifade eden Avcı, “Suriye'den gelen kimyasal katliam haberlerine rağmen, hala zalim Esad rejimi ve destekçilerine arka çıkmakta, olayları kınayamamaktadır. Oysa yapılması gereken önce tevbe edip, sonra zalimin karşısına dikilmektir. Yakın geçmişte Mısır'da ve diğer Arap ülkelerinde yaşanan halk devrimlerini ABD'nin oyunu olarak adlandıran ve Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın çok pasivize olduğunu, çok ılımlı bulduklarını ve ABD'nin piyonu olarak gördüklerini söyleyenler, Mısır'daki gelişmeler karşısında nasıl tavır alacaklarını şaşırmış ve ezberleri bozulmuştur” dedi.
DİRENİŞLER YANLIŞ ANLAŞILMASIN
Bazı grupların Suriye'de mücadele eden direnişçi gruplar hakkında yanılgıya düşebildiğini dile getiren Erhan Avcı, “Suriye'deki savaşta bölgesel ve küresel aktörlerin hepsi hesap yapabilir ve kendi çıkarları doğrultusunda davranabilir. Ancak şu unutulmamalıdır, mazlum Suriyeli Müslümanlar ve direnişçi gruplar en temel hakları olan özgürlükleri direnişleri için mücadele etmektedirler. Birileri ısrarla Suriye'de kardeş kavgası olduğu fikrini yaymaya çalışmaktadır. Oysa mazlum Müslüman halka bölgesel ve küresel güçlerin haksız saldırı ve katliamları söz konusudur. Zaten tarih boyunca Müslümanlar'ın çocuk ve kadın öldürdükleri görülmemiştir. Ancak, Suriye'de sistematik bir şekilde çocuklar öldürülmekte, camilere saldırmakta, kadınlar kirletilmekte, Müslümanlar'a Yahudiler'in bile reva görmedikleri işkenceler yapılmaktadır. Bu savaş nasıl olur da kardeş kavgası olarak adlandırılabilir. Bunu bu şekilde dillendirmek Suriyeli, Müslüman kardeşlerimize karşı büyük bir zulüm olur” ifadelerini kullandı
SIRA TÜRKİYE'YE GELİYOR
Zalimlere meyledilmemesi gerektğini söyleyerek, konuşmasını bitiren Avcı, şunları söyledi: “Her ortamda zalimin karşısında ve mazlumun yanında olacağız. Sizler de zalime karşı mazlumdan yana olun. Zalime meyletmeyin. Zalime meylederseniz, zulmü sizi de bulur. Asıl büyük hedefin Türkiye olduğunu unutmayın. Çünkü Türkiye, ve Türkiyeli Müslümanlar, şu anda dünyanın vicdanını temsil etmektedir. Türkiye'yi tıpkı Mısır ve Suriye gibi savaş ortamına çekmeye çalışanlar vardır. İnsanlar bu kritik günde söylemlerine ve eylemlerine azami dikkat etmek zorundadır.”