Konya Fikir, Kültür, Sanat Adamları Birliği Derneği tarafından Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen İkindi Sohbetleri’nde, “Mevlâna’nın Konya’yı Teşrifinin 742. Yılı Nedeniyle Mevlâna ve Şems Buluşması” konulu bir sohbet gerçekleştirildi.
Araştırmacı yazar Fatma Şeref Polat’ın konuşmacı olarak katıldığı sohbette, Hz. Mevlâna’nın “Bîzârım!” bedduâsı olmasaydı ve Konyalı bir grup aklı başında insan sahip çıkmasaydı, Hz. Mevlâna algısının yazdırılan kitaplarla, çektirilen filmlerle ve kasıtlı projelerle çok daha farklı boyutlara varacağını söyleyerek bugün için bu tehlikeli gidişten geri dönüldüğünün altını çizdi. Fakat buna rağmen bazı hatâların hâlâ yapılıyor olmasının çok üzücü olduğunu söyledi.
Polat; Hz. Şems’in Hz. Mevlâna’yı davranışıyla, konuşmasıyla, insanlara tahammülü, sabrı, merhametiyle Hz. Muhammed(sav)’e en çok benzediği için sevdiğini; Hz. Mevlâna’nın da Hz. Şems’i yine onun özünde Hz. Peygamber(sav)’in merhameti olduğu için sevdiğini ve Hz. Şems için “Allah(cc)’ın sevgilisinin sevgilisi” ifadesini kullandığını anlattı.
Konyalılar, Peygamber aşığı Hz. Mevlâna’ya ve Hz. Şems’e Mecnun’un gözüyle bakmalıdır. Burada yaşamanın bir körlüğü içindeyiz. Dışarıdan gelen insanlar bu değerlere çok daha güzel duygularla bakmaktadırlar.
Fatma Şeref Polat; Hz. Şems’in en dikkat çeken özelliğinin düşüncede, imanda, yaşantısında çok cesur bir Mü’min olduğunu ve onun sınırlarına ulaşmanın kolay olmadığını ifade ederek bunu Konyalı bir Rum’un meyhanesinin ortasında “Kandil, karanlıktan niye korksun ki?” sözüyle kendisinin meyhaneye de, Kiliseye de, Havraya da gideceğini ve bundan asla çekinmeyeceğini, korkmayacağını; çünkü buradaki insanlara da tebliğle görevli olduğunu söylemiştir, dedi.
Polat ayrıca; “Önceki yıl yapılan 3 Mayıs törenlerinde Cüneyt Arkın’la Hülya Koçyiğit’in temsil ettiği karşılama merasiminde gerçeğe uygun olmayan bir temsil yapıldığını; gerçekte 28-30 yaşlarındaki Alâaddin Keykubat’la Gazi Hatun’un saçı sakalı ağarmış oyuncular tarafından temsil edilmesinin ve Gazi Hatun’u canlandıran Hülya Koçyiğit’in başında Bizans bandının olmasının çok çirkin ve kasıtlı bir durum olduğunu, bu sembollerin ulusal arenada çok önemli olduğunu söyledi.
Program sonunda Konya Fikir ve Sanat Derneği üyesi araştırmacı yazar Fatma Şeref Polat’a dernek başkanı Seyit Küçükbezirci ve Kütüphane Müdürü Hasan Yaşar tarafından günün anısına teşekkür plaketi, lâle buketi ve kitap takdim edildi.