Bugün; 27 Haziran 2017, Salı
Çevre dostu davranışları göstermeyen kişi
Tarih : 2015.08.17  01:00:03
Sürdürülebilir Çevre Derneği (SÜÇEV) Başkan Yardımcısı ve sitemiz yazarı Yücel Kemendi'nin çevre ile ilgili yazısı...

Çevre dostu davranışları göstermeyen kişi, çevre konusundaki tüm bilgileri bilse bile bir anlam ifade etmez.

Hepimizin de bildiği gibi son yıllarda ülkemizde ve dünyanın çeşitli yerlerinde sel baskınları, öldürücü yaz sıcakları ve doğal afetler olmakta buda mal ve can kaybına sebebiyet vermektedir.

Bunlar beklenmedik olaylar gibi gösterilmesine rağmen kesinlikle sürpriz bir gelişme değildir.

Bunlar yıllardır vatansever çevrecilerin ve bilim adamlarının dile getirdiği gerçeklerdir. İnsanoğlu o kadar açgözlüdür ki, daha çok refah, daha çok kazanma hırsıyla dile getirenler hep dışlanmış gerçekler çarpıtılmıştır.

Ancak bıçak kemiğe dayanmıştır, eğer bundan sonra çevrenin korunması konusundaki duyarsızlık böyle devam edecek olursa çocuklarımız maalesef açlıktan ve kuraklıktan telef olacaklar ve insanlık büyük bir felaketle karşı karşıya kalacaktır.

Bizi felakete sürükleyen sadece sanayileşme değildir, saniyeleşme ile birlikte insanoğlunun doğayı yağmalaması, doğayı kendi çıkarları doğrultusunda acımasızca kullanması yatmaktadır. Yani insanoğlunun açgözlü yapısı en büyük etkendir

Tabiî ki bu açgözlü yapımız hem bizim yaşamımızı hem de gelecek nesillerin ve tüm canlıların yaşamını tehdit eden çevre sorunu, bizimle dalga geçercesine karşımızda durmaktadır.

Dünyada ilk sanayileşen toplumlar bugün çevrecilik dersi vermektedir, o yıllarda ise bizim dünyamızı kirleten en önemli etkendi.

Bundan 30 yıl önce ülkemizdeki insanlara Çevre sorunu ile ilgili soru sorsaydık oda ne cevabını alırdık. Bugün ise Çevre sorunu nedir diye sokakta kime sorarsak ülkemizin çevre sorunlarıyla ilgili az ya da çok bilgi alabiliriz.

Yetmişli yıllarda çevre sorunu denilince hava kirliliği akla gelirdi, çünkü o yıllarda Tüketilen yakıtlar, birçok yerde çöplerin yakılması, hep görülen ve yaşanılanlardı.

Daha sonra gündemimize Su kirliliği girdi, buna sebep olarak ta aşırı gübreleme, temizlenmeyen evsel ve endüstriyel atık sular, tanker kazaları, kimyasallar, denizlere bırakılan tüm zararlılar  gösterildi.

O yıllarda Toprak kirliliği hiç gündeme gelmezken, bugün birde baktık toprağımızı da kirletmişiz. Çünkü çöpler ve çöp yığınları, asit yağmurları, gübreleme çalışmaları, sonunda Topraktaki ağır metal yoğunluğunun artması, estetiğin bozulması na sebep oldu.

Bunlardan hiç ama hiç ders almayan bizler, ormanlarımızı yakarak, keserek, imara açarak, yok etmeyi marifet sandık. bunun sonucunda da birçok bitki ve hayvan türünün ortadan kalkması kaçınılmaz bir son oldu, sonra iklimler değişti ve  doğal afetler sürekli olarak arttı ve bizi tehdit etti ve etmeye de devam etmektedir.

Bizler İklimlerin değişmesinin Allahtan geldiğine inandık, bunun ana sebebinin yağmur ormanlarının yok ettiğimizi, gelişigüzel yakıtları tükettiğimizi trafikte ne yaptığımızı bilmeyen tavrımızı hiç gündeme bile getirmedik.

Bizim dünyamızı kirleten sanayi toplumları kendi ülkeleri için çöp meselesini halletmelerine karşın, bizdeki vurdumduymazlık zirve yaptı. Üreten toplumken, birden Tüketim toplum oluverdik, kullanıp atma, savurganlık, yeterli derecede atıkların değerlendirilememesi, eğitim eksikliği. Bizi virüs mikrobu gibi kemirdi bundan da haberimiz bile olmadı.

 

Sanayi toplumlarında Enerji ve ham madde savurganlığına bağlı olarak doğal kaynakların aşırı derecede kullandık, bu hoyrat davranışımız bu kaynakların tükenme noktasına gelmesinin en önemli sebebi oldu.

Sonra yeraltı ve yerüstü sularımız kirlilikten dolayı kullanılamaz hale geldi, topraklarımız çöplerden kaynaklanan zararlı maddelerce kirlendi, ve verimsizleşti, toprak içinde veya üzerinde yaşayan canlılar öldü. Hava kirlendi salgın hastalıklar çoğaldı.

Farkına varmadan oluşan bu çevre sorunları insan varlığını tehdit ettiği gibi dünyamızı da yaşanmaz hale getirdi. İlginç olan bundan hala haberimiz olmadı ya da açgözlü tavrımız gözümüze büyük bir perde indirdi.

Peki bu büyük felakete dur demenin bir yolu yok mu?

Elbette var, ancak bunu gerçekleştirmek oldukça zor, insanlar nasıl alkolden, sigaradan kurtulmak için çaba gösteriyor paralar harcıyorsa, aynı çalışmayı ve mücadeleyi çevre içinde vermeli, çevre ile ilgili alışıla gelmiş düşünce ve davranışlardan vazgeçmelidir. Kirlet temizlesinler mantığından uzaklaşılmalı, kirleten öder mantığı yerleşmelidir.

Kirletmemenin çevre içi en büyük nimet olduğunu anlamamalı, anlamayanlara bıkmadan usanmadan anlatılmalıdır.

Hiç zaman kaybetmeden insanlar, söz konusu çevre problemlerine çözüm bulmak için yediden 77 ye tüm insanlık üzerlerine düşeni yapmak zorundadır. Çünkü çevre problemleri sadece teknoloji ile veya yasalarla çözülebilecek bir problem değildir.  Ancak bireysel davranışların değişmesi ile mümkündür. Davranışların değişmesi ise tutum, bilgi ve değer yargılarının değişmesini zorunlu kılar. Çevreye karşı pozitif tutum ve değer yargılarının oluşması ise çevre eğitimi ile hatta uygulamalı çevre eğitimi ile mümkündür.

Söz konusu çevre sorunları din, dil, ırk, yaşlı-genç, kadın-erkek, zengin-fakir, akademisyen-çiftçi, köylü-şehirli, fen bilgisi veya müzik öğretmeni, matematik, kimya veya fizik öğretmeni gibi bir ayrıma gitmeden herkesi etkiler. Bundan dolayı çevrenin korunması sadece biz çevrecilerin görevi değildir

Çevre eğitiminin verilmesi de sadece çevre eğitimcilerinin görevi değildir. Çevreninin korunması hepimizin görevidir. Okullarımızda tüm derslerde çevrenin korunması arasında bir ilgi kurulmalıdır.

Çünkü çevre eğitimi dünyanın sonunu getirebilecek sorunların ortadan kaldırılması için vazgeçilmez olan bir araçtır.

Çevre eğitimi, bir yandan ekolojik bilgileri aktarırken diğer yandan da bireylerde çevreye yönelik tutumlarının gelişmesini ve bu tutumların davranışa dönüşmesini sağlar.

Çevre eğitimi ne kadar erken yaşta başlarsa o kadar iyidir. Çünkü okul öncesi ve okul çağlarında oluşan ilgiler ve tutumlar gelecekteki alışılmış davranışların temelini oluşturur.

Özellikle çocukluk çağında ve genç yaşta oluşan değer yargıları ve tutumlar, erken yaşlarda doğayla olan ilişkilerde insanların kendini sorgulaması gelişir, buda doğaya karşı sevginin oluşmasında oldukça önemlidir.

Bunların oluşması, çevrenin korunması için çevre dostu davranışların gösterilmesi demektir.

Bunun için de her öğretmen çevre sorunlarına karşı duyarlı olmak yani çevre bilincine sahip birey olmak zorundadır.

Sosyal hayatta hep çevre bilincinden bahsederiz ve bu konuda her şeyi bildiğimizi söyleriz peki bilmek yeterlimidir?. Tabiî ki hayır.

Ben çevreye karşı duyarlıyım diyen insanlarımız, atıkların azaltılması konusunda çaba harcamıyorsa, enerji kullanımında tasarruflu veya tutumlu davranmıyorsa, yaya veya toplu taşıma araçlarıyla gidebileceği yerlere dahi tek başına özel otomobili ile gidiyorsa, evinde veya iş yerinde oda sıcaklığını 20 C derecenin üzerinde tutuyorsa, kalorifer açık iken kapı ve pencerelerin açık olması onu rahatsız etmiyorsa, çalışmadığı halde bilgisayarı saatlerce açık duruyor ve bundan rahatsızlık duymuyorsa, hiç gerekmediği zamanlarda bile yanan ampulleri söndürmüyorsa, suyu tasarruflu kullanmıyorsa işyerinde veya herhangi bir yerde bozuk musluklardan saatlerce, günlerce akan su onu rahatsız etmiyor ve onu bu konuda bir şey yapmaya itmiyorsa mümkün olduğunca alışverişlerinde depozitolu ürünleri tercih etme gibi bir davranışı yoksa, satın alacağı ürünün çevreye ne kadar zararlı olup olmadığını bakma gibi bir alışkanlığı yoksa, çevreye zarar verenleri gördüğünde sessiz kalıyor yetkililere haber vermiyorsa ve benzeri çevreyi koruyucu davranışlarda bulunmuyorsa bu kişinin çevre bilincinden söz edilemez.

Kısaca ifade etmek gerekirse, Çevre dostu davranışları göstermeyen kişi çevre konusundaki tüm bilgileri bilse bile bir anlam ifade etmez.

Bu haber toplam 1524 defa okunmuştur
Haberi Paylaş :
Namık CEYHAN / 2015.08.17  12:02:22
Sayın hocam elinize dilinize yüreğinize sağlık,geleceğin anahtarı çevre korumada saklıdır, bu bizim gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur.İnşallah sizin gibi bu sorumluluğu duyan insan sayısı artar.
YAŞAM
YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi