Bugün; 19 Eylül 2017, Salı
HİSDER'de “Türk Dünyası ve Rusya” konuşuldu.
Tarih : 2017.04.05  16:15:15
Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin bu haftaki sohbetlerinde, “Türk Dünyası ve Rusya” konuşuldu.
  • HİSDER’de Türk Dünyası’nı anlatan Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek “Milliyetçilik insanın kendi vatanını ve milletini sevmesidir. Bundan rahatsız olmamak lâzım. Keşke herkes milliyetçi olsa” dedi.

Türk Cumhuriyetleri’ni yakından bilen ve tanıyan Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, “Kazakça ve Tükçe’yi bilirseniz bütün Türk dillerini bilirsiniz” dedi.

Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sohbette, Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde 10 sene çalıştığını belirten Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek, “Türkistan 100 bin kişinin yaşadığı bir şehir. O şehre su vermemişler, o şehre kanalizasyon yapmamışlar ve insanları bile bile disiplinsiz bırakmışlar.” dedi. Tarihçilerin eski Türk tarihini bilmediklerini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Şimşek, eski Türk tarihinin Çin kaynaklarında yazılı olduğunu ifade ederek “Biz Türk tarihini maalesef Çin ve Rus kaynaklarından öğreniyoruz. Son 10 seneye kadar Dünya’daki Türkoloji çalışmaları Ruslar ve Almanlar tarafından yapılıyordu. Yeni yeni arttı. Bu açıdan Kazakistan’daki Yesevi  Üniversitesi ve Kırgızistan’daki ve Manas Üniversitesi araştırmacılar açısından önemli. Kazaklar halis muhlis Türk’türler. Çünkü onlar ilk Müslüman olanlardır. Hoca Ahmed Yesevî gibi bir pîrleri var önlerinde” dedi.

 

RUSLAR, TÜRKİSTAN’A İKİ ASIR HÜKMETTİ

Rusların Türkistan coğrafyasına hakimiyetinin 16.asırla 19.asır arasında olduğunu ve 1556’da Astra’nın işgaliyle başladığına işaret eden Şimşek, orada Ruslara kapı gibi duran Altınorda Devleti’nin olduğunu belirterek “Altınordu Devleti yıkılmasaydı Ruslar sıcak deniz diye bir şey görmeyeceklerdi ve Sibirya coğrafyasında kalacaklardı. Tabi bu bir varsayım.” dedi.

Rusların, Türkistan coğrafyasına hakimiyetinin iki asra dayandığına işaret eden Şimşek, Rus devlet adamı ve diplomat Ignatyev’in Osmanlı’ya elçi olarak geldiğini ve Osmanlı’nın yıkılmasında önemli bir rolü olduğunu belirterek Türkistan’ın, Ruslar tarafından bölünmesi ve parçalanmasıyla ilgili şunları dile getirdi.

“İngilizlerin Lavrens’i gibi bu adam edindiği tecrübesiyle Türkistan coğrafyasına gidiyor. Onun raporları ve Türklerle ilgili bir sözü var: “Türkleri dışarıdan yıkamazsınız. İçerden yıkacaksınız. Onların en büyük zaafı sonradan Müslüman olmalarıdır” diyor. Bu adam Türkistan coğrafyasına giriyor ve içlerine ikilik sokuyor. Bey olacaksınız diyor. Kazaklara gidiyor, sen Kazaksın diyor. Özbeklere gidiyor, sen Özbeksin diyor. Kıgızlara gidiyor, Kırgızsın, Tatarlara gidiyor, Tatarsın. Halbuki bunlar önceden Müslüman ve Türk idiler. Hepsi Uluğ Türkistan bayrağı altında yaşıyorlardı. Bu ayrımcılığı 200 yıl boyunca işliyorlar. Sonra devletleri kuruluyor. Beş Türk Cumhuriyeti. İçlerinde güya bağımsız ama dışardan kendilerine bağımlı. Ve bunların hiçbirisi birbirlerini sevmez hale geldi. Öyle bir demiryolu ağı kuruyor ki Ruslar, Kazaklar kendi şehirlerine girmek için Özbekistan’dan geçmek zorunda bırakılıyor. Bundan dolayı aralarında mutlaka kavga çıkıyor.  Kavga yapınca nereye gidiyorlar? Elbette Rus’a. Bu taktiği uygulayarak yıllarca böyle onları idare ettiler. Daha doğrusu birbirine düşürdüler. Alfabelerini değiştirdiler. Böylece bir dili yok ettiler. Beş defa alfabe değişikliği ve dört harf değişikliği yapıldığı için Türkistan coğrafyası perişan hale geldi.”

 

“KEŞKE HERKES MİLLİYETÇİ OLSA…”

Erol Güngör’ün Türklerin, Mâveraünnehir’de Müslüman olduktan sonra İslamiyet’e büyük hizmet yaptığını ve büyük bir güç hakine gelerek dünya tarihini değiştirdiklerine dair sözlerini hatırlatarak sözü milliyetçiliğe getiren Şimşek, “Milliyetçilik vardır. Bizim dinimizde de vardır. Önemli olan milliyetçilik ile ırkçılık nüansını birbirinden iyi ayırmaktır. Keşke herkes milliyetçi olsa ve kendi ırkının milliyetçisi olsa. Milliyetçilik insanın kendi vatanını ve milletini sevmesidir. Bundan rahatsız olmamak lâzım. Talas savaşında Türkler, o coğrafyanın kaderini değiştirdiler. Hassaten tasavvuf alanında, hadis alanında bütün büyük değerler bu coğrafyadan çıktı. Müslim, Buhari, Nakşibendi hazretleri, Ahmed Yesevi hazretleri, Mevlana o coğrafyadan göçtü geldi… Ayrıca Türkistan coğrafyası, Cenab-ı Hak’ın nimetlendirdiği bir coğrafya. Petrol, altın, pamuk gibi yeraltı ve yerüstü kaynakları var. İngilizler, Çinliler ve Ruslar Doğu Türkistan’da devlet kurulmaması ve Buhara Devleti’ni yıkmak için birleştiler. Mesele Türkler ve Müslümanlar olunca batılılar, kendi aralarında sütliman oluyor. Şu durumda onu yaşamıyor muyuz?”

Soru-cevap kısmından sonra Türk Dünyası Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Şimşek’e HİSDER’in teşekkür plaketini derneğin başkan yardımcısı Mustafa Dündar ve Muammer Yavuz’la birlikte verdiler.

shemale travesti travesti istanbul travesti.marjinalistanbul.com

Bu haber toplam 319 defa okunmuştur
Haberi Paylaş :
KÜLTÜR-SANAT
YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi