Bugün; 23 Ocak 2018, Salı
Küçük Amerika yerine Büyük Türkiye olalım
Tarih : 2017.12.28  16:25:41
Konya Aydınlar Ocağı’nın bu yılın son Selçuklu Salı Sohbetleri’nde, “Türkiye Üzerindeki ABD Hegemonyasının 70. Yılı” ele alındı.

Konya Aydınlar Ocağı’nda ‘Türkiye Üzerindeki ABD Hegemonyasının 70. Yılı’nı anlatan Prof. Dr. Caner Arabacı, “Amerikan hegemonyasından Türkiye’nin önce zihnen kurtulması lâzım. Türkiye “Küçük Amerika” olma yerine Büyük Türkiye ve tekrar Cihan Devleti neden olmasın” dedi.

 

Konya Aydınlar Ocağı’nın bu yılın son Selçuklu Salı Sohbetleri’nde, “Türkiye Üzerindeki ABD Hegemonyasının 70. Yılı” ele alındı. 

NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Caner Arabacı, Konya Halk Kütüphanesi’nde, Amerikan hegemonyası ve mandacılığıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Sohbetten önce kısa bir konuşma yapan Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, “İngiltere’nin hegemonyasına girişimiz 1838’den 1947’ye kadar sürmüştü. Amerika’dan ne zaman kurtuluruz? Ancak birlik ve beraber olursak o zaman kurtuluruz. Muhalefeti ve iktidarıyla, sivil toplumuyla medyasıyla ve halkıyla bir ve beraber olursak, ortak paydamız ne kadar güçlü olursa, Amerika kullanacak paralel bir yapı bulamazsa o zaman yapacağı bir şey kalmaz. Çare biziz” dedi.

 

Amerika Pilotları Veto Etti

Konuşmasına “Amerikan hegemonyasından ne zaman kurtulacağız?” sorusuyla başlayan Prof. Dr. Caner Arabacı ise, Amerikan hegemonyasına çarpıcı örnek olarak şunları söyledi: “15 Temmuz’dan sonra Hava Kuvvetleri pilotsuz kaldı.  F-4 ve F-16’ların pilotları yok.  Türkiye,  Pakistan’dan  F-16’lar için üç eğitici pilot istiyor. Pakistan da üç pilot vermeyi kabulleniyor. Yalnız, Türkiye bu üç pilotu getiremiyor. Niye biliyor musunuz? Ağustos 2017’de oluyor bu olay. Uçak satış antlaşmasına göre, dışarıdan bir öğretici aldığı zaman Türkiye’nin Amerika’dan onay alması gerekiyor. Amerika’ya Türkiye bilgi veriyor. Amerika’da buna onay vermiyor. Pakistan’dan pilot yetiştirmek üzere üç usta öğretici getiremezsiniz, diyor. Hegemonya herhalde böyle bir şey. Ve çok acı bir şey.”  

 

Temel Taşlarını Misyoner Okulları Döşedi

Amerikan hegemonyasının Türkiye’de 1815’de misyoner okulları açmasıyla başladığını belirten Prof. Dr. Caner Arabacı, “1870’lere gelindiğinde Amerikan misyoner okulu miktarı 279, 1900’e gelindiğinde 400, 1915’egelindiğinde bu miktar 450’dir. Amerika bu eğitim kurumları sayesinde Türkiye’de bölücülük faaliyetleri yaptı.” dedi. Konya’da 1910’dan önce Amerikalı misyoner Dr. Dat’ın, hastane açarak misyoner faaliyetlerine başladığını ve daha sonra Rad ile birlikte Pazar Okulları açıldığını belirten tarihçi Arabacı, Konya’da da hizip çalışmasıyla bölücülük yapıldığını söyledi.

 

Türkiye’de Amerikan Mandacılığı Tartışmaları

I.Dünya Savaşı bittiğinde Türkiye’de yoğun bir şekilde Amerikan mandacılığı tartışması yaşandığını ifade eden Arabacı, “Bu Amerikan mandacıları “Wilson Prensipleri Cemiyeti” adı altında örgütlendi. Başında da Üsküdar Amerikan Kız Mektebinden mezun Halide Edip Adıvar vardır. Erzurum Kongresi’nde himaye ve mandacılık asla kabul edilemez diye bir karar alınır. Ama Sivas Kongresi böyle bir karar alamaz. Hatta üç gün manda konusunu tartışır. Sonunda Amerika’ya mandayı kabul ediyor mu, etmiyor mu diye bir soralım kararı çıkar.” dedi.

Türkiye’de Amerikan hegemonya sürecinin 2.Dünya Harbi’nden sonra başladığını kaydeden Arabacı, ABD Büyükelçileri’nin ülkemize çok büyük zararlar verdiklerini de belirterek Yalta Potsdam ve Talks antlaşmalarına dikkati çekti. Arabacı, Amerika, Rusya ve İngiltere’nin dünyayı paylaşma antlaşmalarında “Tabiri hoş görün Türkiye, 1944’den sonra satılık bir koyun gibi Amerikan hegemonyasına devredildi. Türkiye’yi bağlayıcı çok büyük antlaşmalar yapıldı. Marshall Planı, ulaştırma, savunma, eğitim ve kültür alanında yapılan antlaşmalarla Türkiye, Amerika’ya göbeğinden bağlı kaldı” dedi. 60 darbesinden sonra Amerika’nın isteği ile orduda 235 general ve amiral ile 5 bin subayın, üniversitelerde 147 öğretim üyesinin resen emekliye sevkedilerek büyük temizlik yapıldığını kaydeden Arabacı, milli eğitim sahasında yaşanan Amerika hegemonyasından da örnekler verdi. Cumhuriyet devrinde eğitimin sürekli yaz-boz tahtasına çevrildiğini kaydeden Arabacı, eğitimin yaz-boz tahtası olmasında Amerikan’ın çok büyük rolü olduğunu da söyledi.

 

Fulbright Eğitim Antlaşması

Fulbright eğitim antlaşmasından da söz eden Arabacı, Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu’nun 8 üyesinden 4’ünün Türk, diğerlerinin Amerikan olduğunu ve komisyonun fahri başkanının da Amerikalı (diplomatik misyon şefi) olması dolayısıyla rey hakkına haiz bulunduğunu belirterek 5. Maddesini dinleyicilerle paylaştı.

Türkiye’nin Amerikan hegemonyasından nasıl kurtulacağına dair çözüm önerilerinde de bulunan Arabacı, bu konuda şunları dile getirdi: “Amerikan hegemonyasından Türkiye’nin önce zihnen kurtulması lâzım. Türkiye “Küçük Amerika” olma yerine Büyük Türkiye ve tekrar Cihan Devleti neden olmasın. Amerika, isteklerini yerine getirmeyen hükümetleri önce uyararak eli çantalıları, uyarıyı dinlemezlerse çakalları gönderiyor (suikast, bomba patlatma, uçak düşürme) ve bu yolda da başarı sağlanamazsa genç Amerikalıları göndererek doğrudan askeri müdahale devreye sokuluyor. Türkiye’nin sınırlarına gelmiş bir askeri müdahale var mı? Metal Fırtına’da bu var. Suriye’den dalıp Ankara’ya kadar uzanan Amerikan ordusuna sınırların, ordudaki FETÖ’cü subaylar eliyle o kitapta kurgulandığını görünce tüylerim diken diken olmuştu. İşgal için o dönemlere altyapı döşenmiş. Bu olmadığı içim şimdi Suriye’deki PYD-PKK’ya 4 bin Tır’lık genç Amerikalılarla birlikte yerli güçleri devreye sökme planı devreye sokuluyor.”

 

Büyük Türkiye’ye doğru adım adım…

Sözlerine, “Evlatlarımızın hür, gelişmiş müstakil Büyük bir Türkiye’de yaşamasını istiyorsak Amerikan yazılımlarından, Amerikan teknolojisine bağımlı olmaktan, Amerikan siyasetinin güdümünde olmaktan ve elimizi kolumuzu bağlayan 10’un üzerinde Amerika-Türkiye anlaşmalarından kurtulmamız lâzım.  Bir babayiğit çıkıp da üniversitelerimizde yerli yazılımlar yerine Amerikan yazılımları niçin kullanılıyor demiyor.  Gelişmiş, hür ve Büyük Türkiye zihinler sorgulandığı zaman olacak” şeklinde son veren Prof. Dr. Caner Arabacı’ya, Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, hayli hacimli bir Selçuklu kitabı hediye etti.

 

Bu haber toplam 182 defa okunmuştur
Haberi Paylaş :
GÜNCEL
YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi