Kızıl Devrim, 60 milyon insanın canına maloldu

0000-00-00 00:00:00

Siyasetçi Kılınçer, “Lenin ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen Bolşevik Devrimi, 60 milyon insanın hayatına malolan bir devrimdir” dedi.


canlı radyo dinle

Siyasetçi Bahri Kılınçer, Bolşevik Devrimi’ni anlatırken Sovyet’lerin iki yüzü olduğunu ve bunlardan ilkinin Batı’ya karşı “pembe yüzü”, diğerinin de kendi içinde bir “açıkhava hapishanesi” olduğunu söyledi.

Konya Aydınlar Ocağı tarafından her hafta mutad olarak Sille Kültür Evi’nde Salı günleri düzenlenen Salı Sohbeti’nde, 24 Ekim 1917’de Çarlık İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla sonuçlanan Bolşevik Devrimi’ni anlatan Bahri Kılınçer, önce Çarlık Rusyası döneminden bahsederek “Lenin ve arkadaşları tarafından kanlı bir şekilde gerçekleştirilen Bolşevik Devrimi, 60 milyon insanın hayatına malolan bir devrimdir. Çarlık “güç” demektir. Kiliseye göre Çar, dünyada Tanrı’nın temsilcisidir. Büyük Petro ise, Rus halkına sadakat ve itaati empoze etmiştir. Bu sebeple Rusya’da bireyin değil, toplumun çıkarları ön plandadır” dedi.

Devrimin ilk yıllarının çok tehlikeli olduğunu ve karşı bir devrimin gelişebileceğinden hareketle Japonlar, Fransızlar ve İngilizlerin, Rusya’da bu devrimin gerçekleşmemesi için ellerinden gelen herşeyi yaptıklarını dile getiren Kılınçer, “Bütün bunlara rağmen 1991 yılına kadar sürecek olan dünyanın en kanlı, sürgünlerin, ölümlerin, ölüm kamplarının en yoğun olduğu “demir perde” diye adlandırılan bir sistem ve yönetim, Lenin ve arkadaşları (Stalin, Troçki, Sultan Galiyev) tarafından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) kurulmuş oldu” diye konuştu.

Lenin’in, “dünya tarihinin akışını değiştiren devrimcilerden birisi” ve “dünyada sosyalizmi ilk uygulayan bir lider” olduğunu kaydeden Kılınçer, daha sonra şu çarpıcı açıklamaları yaptı: “1917–1918 yılları arasındaki iç savaşta Kazan tarafında Başkurtlardan oluşan düzenli bir ordu kuruldu. Sultan Galiyev, Zeki Velidi Togan’a giderek Bolşeviklerin yanında yer alalım dedi. Başkurtların kurduğu bu düzenli ordu Bolşevikler’e değil de, Çar’a yardım etmiş olsalardı Lenin ve arkadaşları belki başarısız olacaktı.  Ona rağmen herşey unutularak en büyük zulmü Türk asıllılar görmüşlerdir.”

 

DEVRİMDEN SONRA TÜRKLER KATLEDİLDİ

Kızıl Devrim’den sonraki Sovyet Rusya’da yapılan katliamlar ve dünyanın eli en kanlı liderlerinden biri olan Stalin’le ilgili açıklamalar da yapan siyasetçi Kılınçer, bu katliamlarla ilgili şu bilgileri verdi:

Gürcü asıllı ve açılımı “demir adam” olan Stalin, dünyanın eli en kanlı liderlerinden birisi. Sovyet dönemindeki en çok insanları ölüme gönderen liderlerden bir tanesi. Kendine ait muhaliflerin hepsini öldüren tek lider. 1932-34’de Orta Asya Cumhuriyetlerinde yaşanan kıtlıkta 6 milyon insanı anında ölüme gönderen bir insan. Karısı bile o dönemde yaptıklarına dayanamayarak intihar etmiş. Binlerce din adamını öldürmüş. Kırım Türkleri’nin sürgününü planlayan bir adam. Türkiye’den toprak talebinde bulunuyor. Öldürttüğü en önemli kişi ise; devrimde kendisine en yakın bulunan Sultan Galiyev. Bu dönemde Kazak Türklerinden 1,5 milyon insan, Türkistanlı 3 milyon vatandaş devrim uğruna katledilmiştir. Kırım Türklerinden 110 bin kişi hayatını kaybetmiştir. 18 Mayıs 1944’de sürgüne gönderilen Kırımlıların çoğu (33 bin) havasızlıktan, susuzluktan ve açlıktan trenlerle nakil sırasında öldüler. Yani büyük bir soykırım uygulandı. 1944’de Çeçen İnguş Cumhuriyeti’nde, Nazilerle işbirliği yaptınız diye 800 bin Çeçen İnguş öldürüldü. 200 bin Karçay-Balkar Türk’ü Stalin tarafından ölüm kamplarına gönderildi. 1939 yılındaki Türk ölüm kayıtlarında; 407 bin 609’u Çeçen, 92 bin İnguş, 75 bin 737 Karaçay Türk’ü, 42 bin 660 Balkar Türk’ü, 134 bin 271 Kalmuk Türk’ü, 200 bin Kırım Tatar’ı, 380 bin Volga Alman’ı vatana ihanetten yani Alman Nazileriyle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle öldürüldü.”

 

KGB’NİN RUS YÖNETİMİNDEKİ ROLÜ

Kılınçer, sohbetin sorular bölümünde, gerek SSCB döneminde ve gerekse 1991 ve sonrasında KGB’nin Sovyet Rusya yönetiminde önemli rolü bulunduğuna işaret etti. KGB’nin başında olan 1984’de yönetimi ele alan Andropov ve arkadaşı Gorbaçov’un, o dönemde merkezdeki komünist partililere ve Brejnev’e kadar uzanan yolsuzluklara karşı el attığını kaydeden Kılınçer, Andropov’un zehirlenerek öldürülmesinden sonra lider olan Gorbaçov’un, hem orduyu hem KGB’yi halkın önünde tartışmaya açmak suretiyle glasnost politikaları ile yeniden yapılandırmanın hızlandığına dikkat çekti.

Mustafa BALKAN

 

canlı radyo dinle

838 defa okundu...
Yorumlar
İlgili Başlıklar » Aydınlar Ocağında Filistin meselesi anlatılacak
» Torosların zirvesinde azık karıştırma şenliği
» Tarihe Hakaret
» Kazım Öztürk'ün Yeni Kitabı Çıktı
» Türkiye güçlü devlet olmalı
» "Tapuda Bir Gün" Ayakta Alkışlandı
» Gözyaşı Geceleri Konya da
» Kırım Tatar Milli Tiyatrosu Konya'da
» "Hz. Muhammed, bütün insanlığın peygamberidir"
» Amsterdam'da Hollandaca Mesnevi tanıtıldı
» Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya dikkat!
» Aydınlar Ocağı’nın Mayıs Ayı Programı
» Ahmet Yenilmez, Aydınlar Ocağında
» Çatalhöyük'te ilk kez 2 katlı ev çıktı
» Sivil topluma geçişin sancıları yaşanıyor
» Alaaddin Keykubad'ın Sarayı kurtarılmayı bekliyor
» "Yatırlardan dilek dilemek şirktir"
» Yolumuz İslâm olmalı
» “Karacaoğlan, Hak ve halk şâiridir”
» Mevlana ve Konya Etkinlikleri Belgeseli Yayınlandı

KONYA HAVA DURUMU
       
Döviz Kurları
DOLAR                 1.573
EURO                     2.2030
BORSA                 64.530
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?

Eskisi daha iyidi
Kararsızım
Güzel
Çok güzel
Diğer Anketler
Haber Arşivi    |    Künye    |    İletişim    |    Giriş sayfam yap    |    Sık Kullanılanlara Ekle    |    Sitene ekle    |   
konya haber Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Konya Ajans - GençOnline.com.tr
reklam