AK Parti Konya Milletvekili Aday Adayı Mehmet Emin PARLAKTÜRK'ün basın açıklaması şöyle:
"AK Parti'nin Anayasa’yı rahatlıkla değiştirebilmesi için 12 Eylül referandumundaki "Evet Cephesi"ni çatısına alarak seçime gitmesi gerekir.
Yani “ittifak”, oy oranı küçük partiler arasında değil, iktidardaki Ak Partisi çatısı altında olmalıdır.
Halkla içi içe yaşayan ve halkın nabzını iyi tutanlar için bu teklif, çok gerçekçi ve mantıklıdır.
Bu sağlandığı taktirde, çatıyı oluşturan Ak Parti’nin %60’ları bile bulması mümkündür.
Nasıl mı?
Evet cephesini hatırlayalım.
Destekleyenler; Ak Parti, SP, BBP, DSİP, EDP ve ayrıca “yetmez ama evet” kervanına katılan bağımsız (veya küskün) Ülkücüler, Liderleri gibi düşünmeyen DP’liler ve diğer sağ, milliyetçi ve muhafazakâr partiler.
Hayır cephesinde yer alanlar ise; CHP, MHP, ÖDP, EMEP, İP ve diğer sol, sosyalist ve komünist partiler... Bir de referandumu boykot eden BDP. (Buna rağmen Doğu ve Güneydoğu’dan ne kadar çok evet oyu çıktığını da hatırlayalım.)
İktidar Partisi kurmaylarının, bu tabloyu iyi okuduklarını veya okumaları gerektiğini düşünüyorum.
Ak Parti, 12 Haziran seçimlerinde bu tablodan yararlanacaktır/yararlanmalıdır.
Sayın Başbakanımız, bu cephede yer alan partileri bir kazanda toplayıp iyi bir helva yapabilir.
Bu seçimde uygulanacak strateji; Ak Parti ile diğerleri arasında değil, özgürlükçü, sivil ve demokrat olanlarla statüko’dan yana olanlar arasında gerçekleşirse, bu helva yapılır.
Büyük sonuçlar için, büyük adımlar gerek.
Büyük adım ise, büyük düşünen liderlerin işidir.
Ak Parti’nin kendi çatısı altında toplayacağı “evet”çi partilere vereceği milletvekili kontenjanları ile sağlayacağı sinerji; eminim ki, kendi partisine de bir o kadar sandalye kazandıracaktır.
Çünkü, bu sinerji’nin etki alanı o kadar geniştir ki, partilerinin politikalarını veya liderlerinin görüşlerini benimsemeyen farklı partilerdeki insanlar bile, statüko karşıtı bu oluşuma destek vereceklerdir.
Hatırı sayılır oranda güçleri bulunan bağımsız Ülkücüler ve Partilerinden memnun olmayan küskün MHP’liler, bu oluşuma ciddi katkılar sağlayacaklardır.
Oy oranındaki bu yükseliş, en çok MHP’ye zarar verecek, belki de bu Partinin baraj altında kalmasına yol açacaktır.
Böylece MHP’nin çıkaracağı tüm Milletvekillikleri, AK Parti hanesine yazılacaktır.
Ancak, “Ben olmazsam başkası hiç olmasın” mantığı terk edilmelidir.
“Küçük olsun, benim olsun” anlayışı, ülkemiz siyasetine hala hakim olan bir unsurdur.
12 Haziran seçimlerine katılacak parti sayısı 27’dir.
Bunların 20’ye yakını; kendini milliyetçi, muhafazakar, demokrat, sivil ve özgürlükçü sayan sağ partilerdir.
Her seçimde aldıkları oy oranları da bellidir.
Ama ısrarla parça parça olmaya, müstakil kalmaya devam ediyorlar.
En fazla onların bu “ittifak” için çaba sarf etmeleri gerekmez mi?
DP’nin lideri Zeybek’in MHP’ye yaptığı “ittifak” çağrısına Oktay Vural’ın verdiği cevaba bakınız:
“Milliyetçi Hareket Partisi’nin hedefi tek başına iktidardır.”
Kendini darı ambarında gören Vural, merkez sağ partilere de çağrı yaparak:
“Gelin hep birlikte MHP’ye oy verin" diyor.
Neden versinler oyu, onu açıklamıyor!
Aynı şeyi Ak Parti söylüyorsa, elbette bir gerekçesi vardır ve olmalıdır.
O gerekçe de şudur:
“Bürokratik oligarşiye, militarist anlayışa ve statükoya karşı, tamamen sivil, demokrat ve özgürlükçü bir Anayasa yapmak için parlamentoda gerekli siyasi gücü ve çoğunluğu sağlamak...”
Bunun için; “Evet”çileri ve “Yetmez ama Evet”çileri Ak Parti çatısı altında ittifak yapmaya davet etmek gerçekten önem taşıyor."
363 defa okundu...









Salih Sedat ERSÖZ
Mehmet Emin Parlaktürk
Ömer Lütfi ERSÖZ
Mustafa Balkan
Yücel Kemendi
Adem Seleş
Cemil Paslı
Aşık Ataroğlu
Cemaleddin Sancar
Kazım Öztürk
1.573
2.2030
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?
