"İstiklal Harbi" ile neyi kazandık?

0000-00-00 00:00:00

"Biz cumhuriyetin ilânıyla beraber bu toprakların esas unsurunun Müslümanlar olduğunu sadece kabul etmiş olmadık, dünyaya da kabul ettirdik. Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet var idiyse o devletin dini; 'Dîn-i İslâm' idi. Bu hüküm 1928 yılına kadar Anayasa'da muhafaza edildi."


canlı radyo dinle

Biz İstiklâl Harbi'ni verdikten sonra Sevr Antlaşması'nın hükümsüzlüğünü Türkler olarak dünyaya kabul ettirdik ve Lozan Antlaşması'yla beraber kendi devletimizi düzenleme işine talip olduk. Oldu olmadı, bilmem ama Lozan Antlaşması'yla beraber Türkiye topraklarında yaşayan insanlar ikiye ayrıldı. Türkiye topraklarında Müslümanlar yaşıyordu. Türkiye topraklarında ekalliyetlerin yaşaması beynelmilel garantiler altına alındı. Türkiye'de gayri-Müslimler yani Müslüman olmayanlar yaşama hakkına sahip idiler ve bunların haklarının ihlâl edilemeyeceği beynelmilel otoriteler tarafından garanti edilmişti. Onun için 1923 yılında Teşkilât-ı Esasiye Kanunumuzun 1. maddesi "Türkiye Cumhuriyeti'nin idare şekli cumhuriyettir" şeklinde ve 2. maddesi "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dini, din-i İslâm'dır" şeklinde değişti. Yani biz Lozan Antlaşması'nın akabinde sadece cumhuriyet ilân etmekle kalmadık, aynı zamanda 1839 yılında kaybettiğimiz şeyi geri aldık. 1839 yılında Tanzimat Fermanı'nın ilânıyla beraber Osmanlı padişahı bütün tebaasının eşit olduğunu ilân etmişti. Bu karar Müslümanların bu toplumda hususî ve mümtaz bir yerleri olduğunun reddi manasına geliyordu. Tanzimat Fermanı Osmanlı padişahının tebaasının birbirine eşit olduğunu kabul ediyordu. Halbuki Tanzimat Fermanı'ndan önce böyle bir eşitlik söz konusu değildi, milletler prensibi cari idi. Osmanlı Devleti içinde yaşayan insanlar en yukarıda Müslümanlar olmak üzere, onların altında Grek Ortodokslar, onların altında Ermeniler, onların altında Yahudiler şeklinde tasnif edilmişti. O yüzden de Tanzimat Fermanı'na ilk itiraz edenler Rum Ortodokslar oldu, çünkü onlar Müslümanlardan sonra en kabule şayan millet olarak kabul ediliyorlardı. Rumlar parmaklarıyla Yahudileri gösterip, "Şimdi biz bunlarla eşit mi olduk?" diye itiraz ettiler.

Biz cumhuriyetin ilânıyla beraber bu toprakların esas unsurunun Müslümanlar olduğunu sadece kabul etmiş olmadık, dünyaya da kabul ettirdik. Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet var idiyse o devletin dini; 'Dîn-i İslâm' idi. Bu hüküm 1928 yılına kadar Anayasa'da muhafaza edildi.

İsmet ÖZEL
Şair,
İstiklâl Marşı Derneği Genel Başkanı.
('İstiklâl Marşı'nın hayatımızdaki yeri' serlevhalı konuşmadan)

 

canlı radyo dinle

162 defa okundu...
Yorumlar
İlgili Başlıklar » İsmail Kaya dava adamıydı
» Aydınlar Ocağı'ndan Küçükbezirci'ye vefâ
» Kanuni ye ve Osmanlı ya İftira
» "Siyaset yumuşatma sanatıdır"
» Konya Aydınlar Ocağı Temmuz’da da dopdolu
» Aydınlar Ocağı’nda ‘Bölücülük’ konuşulacak
» Müslümanlar parçalanıyor
» Çin deki piramitlerde Türk izleri var
» Biyolojik savaş yapılıyor
» "İslâm'da kurtarıcı, Kur'an-ı Kerim'dir"
» Bendeyar Konya'da
» Ülkücüler Yönetmen Koltuğunda
» Balkanlı gençler Konya’da buluşuyor
» Sevgi Kermesi dualarla açıldı
» Eli ve gönlü herkese açıktı
» Mistik Müzik Festivali başladı
» Kazım Karabekir Paşa Anıldı
» II. Abdülhamid Han’ın Filistin Dönemi Siyaseti
» Fahri Kulu Hoca Efendi Anıldı
» Bediüzzaman’ın ömrü Kur’an ve İslâm’la geçti

KONYA HAVA DURUMU
       
Döviz Kurları
DOLAR                 1.573
EURO                     2.2030
BORSA                 64.530
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?

Eskisi daha iyidi
Kararsızım
Güzel
Çok güzel
Diğer Anketler
Haber Arşivi    |    Künye    |    İletişim    |    Giriş sayfam yap    |    Sık Kullanılanlara Ekle    |    Sitene ekle    |   
konya haber Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Konya Ajans - GençOnline.com.tr
reklam