İKİ OKUL VURULDU, 5 FİLİSTİNLİ ÖLDÜ
Gazze Şeridi'nde BM'ye ait iki okulun vurulduğu ve 5 Filistinlinin öldüğü bildirildi.
BM sözcüsü, İsrail'in Gazze kenti ile Gazze Şeridi'nin güneyindeki iki okulu bombaladığını ve 5 Filistinlinin öldüğünü açıkladı.
Daha önce sağlık görevlileri ile BM yetkililerinin açıklamasında, İsrail'in bir BM okuluna hava saldırısı düzenlediği, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Hamas ile İsrail askerleri arasındaki çatışmalardan kaçan yüzlerce Filistinlinin sığındığı BM okulunda 3 Filistinlinin öldüğü kaydedilmişti.
Bu sabah İsrail donanmasından Gazze'ye açılan ateş sonucu da 10 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.
4 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜ
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde kara saldırılarının başladığından beri 4 İsrail askerinin öldüğünü bildirdi.
Ordu açıklamasında, dün bir İsrail tankının askerlerin üzerine yanlışlıkla ateş açması sonucu 3, dün gece de yine İsrail askerlerinin açtığı ateşte bir askerin öldüğü belirtildi.
İsrail ordusunun, 27 aralıkta hava saldırılarıyla başlattığı Gazze operasyonlarında dün ilk kez önemli kayıp verdiği bildiriliyor.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ndeki saldırılarında şimdiye kadar 100'den fazla Hamas militanını öldürdüğünü iddia ediyor.
DİRENİŞÇİLERDEN BİR İLK
Gazze Şeridi'nde atılan bir Filistin roketinin ilk kez 45 kilometre uzaktaki İsrail kenti Gedera'ya düştüğü bildirildi.
İsrail ordu sözcüsü, Gazze Şeridi'nin kuzeydoğusundan atılan bir roketin ilk kez 45 kilometre uzağa düştüğünü belirttiği açıklamasında, "3 aylık bir bebek roketin etkisiyle kırılan camlardan hafif yaralandı" dedi.
Sözcü, Gazze Şeridi'nden atılan 3 roketin İsrail'in güneyine düştüğünü ve kimsenin yaralanmadığını kaydetti.
HAMAS ŞEHİR SAVAŞINA HAZIR
İsrail'in Gazze Şeridi'nde kara operasyonuna başlamasının, Filistinli militanlara ilk kez, İsrail ordusuyla az çok eşit bir temelde mücadele imkanı verdiği belirtiliyor.
Şimdiye kadar militanlar İsrail'in hava, deniz ve kara bombardımanına karşı etkisiz kalmış, İsrail'e fırlatılan roketler de siviller için ara sıra risk yaratsa da askeri olarak yetersiz kalmıştı.
Ancak çatışmanın Gazze şehirlerinin dar sokaklarına yayılmasıyla olayın boyutunun değişebileceği belirtiliyor.
İsrail'in devasa bir askeri güce sahip olmasına rağmen, Hamas'ın aylar öncesinden kent savaşına hazırlanmak için zaman bulduğu ve bunun Filistinli militanlara İsrail ordusuna zayiat verdirme şansı sağlayacağı ifade ediliyor.
İKİ VEKİL VE BİR BAŞKAN TUTUKLANDI
İsrail ordusu, Batı Şeria'da Hamas mensubu iki milletvekiliyle bir belediye başkanını "tutukladı."
Meclis ve belediye kaynaklarından alınan bilgiye göre, Abdülkadir Fukaha ve Ferhat Esat adlı Ramallah milletvekilleriyle El Bireh kasabası belediye başkanı Cemal et Tevil bugün "tutuklandı."
AFP'nin aradığı askeri sözcü, "Batı Şeria'da tutuklamalar olduğunu" doğrulamakla yetindi, ancak ayrıntı vermedi.
-HAMAS'IN ASKERİ KAPASİTESİ-
Uzmanlar, İsrail'in yok etmeyi hedeflediği Hamas'ın 2007 yazında Gazze'nin kontrolünü ele geçirmesinden sonra askeri kapasitesini önemli ölçüde artırdığını tahmin ediyorlar.
Gazze'de iktidarın ele geçirilmesi, Hamas'ın bozguna uğrattığı Filistin yönetiminin sınırlı cephaneliğine sahip olmasını sağladı. Ancak bundan daha önemlisi, bu durum Hamas'a, militan grupları silahsızlandırmayı amaçlayan Filistin yönetiminin müdahalesinden uzak, Gazze'de özgürce hareket etme imkanı verdi.
Ambargo altındaki bölgede silahları Gazze'ye, Mısır-Gazze sınırındaki tünellerden kaçırarak elde eden Hamas, patlayıcıları, patlayıcı yapımında kullanılan maddeleri ve roket fırlatıcılarını Gazze'ye daha kolay sokar hale geldi.
Havan topları, tanksavar silahları ve bazı uçaksavar silahlarının da Refah'taki tünellerden geldiği belirtiliyor.
Bunun, Hamas'ın Şam'daki lideri Halid Meşal'e kara operasyonunun başlamasından önce "Düşmanın askerleri, şunu bilin ki kara bir yazı sizi sizi bekliyor..." şeklinde açıklama yapma gücünü verdiği ifade ediliyor.
Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugaylarının 15 bin mensubu olduğu tahmin ediliyor.
Tugayların eğitim ve disiplin standardının son zamanlarda arttığı, örgütün hayli karmaşık bir iletişim sistemine sahip olduğu belirtiliyor.
-LÜBNAN SAVAŞINDAN ALINAN DERS-
Hamas'ın, İsrail'in Hizbullah gerillaları karşısında büyük yenildiği aldığı 2006 Lübnan savaşından da ders aldığı bildiriliyor.
O zamandan beri bazı Hamas üyelerinin Hizbullah gerillaları ve İran Devrim Muhafızları ile zaman geçirdiği, bunun örgütün askeri eğitim rejimi ile örgütsel sistemi konusunda gelişmeler kaydetmesini sağladığı tahmin ediliyor.
Gazze'nin coğrafyası güney Lübnan kadar avantajlı olmasa da birçok İzzeddin Kassam Tugayları üyesinin İsrail ordusuna darbe vuracağını düşündüğü belirtiliyor.
Lübnan savaşından yalnız Hamas yararlanmadı. Yenilgiye uğrayan İsrail de savaştan birçok ders çıkardı.
İsrail ordusunun, direnişçilerle böyle bir karşılaşma için çok çalıştığı, bunun yanı sıra sivil savunma, planlama ve halkla ilişkiler alanlarında gelişme sağlamak için çaba gösterdiği belirtiliyor.
Ancak uzmanlar, burada sorulması gereken önemli bir sorunun, İsrail'in kara harekatından ne elde etmeye çalıştığı olduğunu söylüyorlar.
İsrail amacının Hamas'a ve roket atma kapasitesine darbe vurmak olduğunu bildirmişti. Ancak İsrail ordusu kentleri yeniden ele geçirmeyi planlamıyorsa bunun Hamas'ın elini güçlendirebileceği kaydediliyor.
Hamas Gazze'de iktidardan uzaklaştırılsa bile roket atışlarının durmasının garantisi olmadığını belirten uzmanlar, Hamas iktidara gelmeden önce İsrail'e atılan roketlerin sayısının daha fazla olduğunu hatırlatıyorlar.
Kesin olan bir şey varsa onun da Hamas'ın kalabalık kent merkezlerinde savaşı sürdürme kararlılığı ile İsrail'in şehirde savaşı sürdürmek konusundaki isteğinin, hiçbir yere kaçma imkanı bulunmayan Gazze halkı üzerinde yıkıcı etki yapacağı olduğu vurgulanıyor.
İSRAİL KUVVETLERİ HAN YUNUS'TA
Gazze Şeridi'ndeki saldırılarına 11. gününde de devam eden İsrail, kara harekatını, bölgenin güney kısımlarına doğru genişletti.
Filistinli görgü tanıkları, İsrail kuvvetlerinin güneydeki Han Yunus kentine girdiğini, Gazze kenti ile civarından halen çatışma sesleri yükseldiğini belirtiyorlar.
İsrail ordusu, karadan yürütülen 4 günlük saldırılarda 130 direnişçinin öldürüldüğünü açıklarken, hastane kayıtlarına göre son birkaç günde ölenlerin büyük bölümünü siviller oluşturuyor. Saldırılarda ölen Filistinli sayısının 570'e yaklaştığı belirtiliyor.
İsrail Savunma Bakanı Ehud Barack, kara saldırılarında daha zor bir döneme girdiklerini söylerken, Hamas'tan yapılan açıklamada da, direniş yemini edildi, mücadelenin her sokakta devam edeceği, İsrail'e daha fazla roket saldırısında bulunulacağı ifade edildi.
Gazze Şeridi şiddete sahne olmaya devam ederken, Orta Doğu'ya gelen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ateşkes çağrısını yineledi. Uluslararası topluluğun şiddete son verilmesi yönündeki baskısına, Beyaz Saray'da son haftalarını geçiren ABD Başkanı George Bush da ateşkes çağrısında bulunarak destek verdi.
Tarafların, olası ateşkes şartlarını karşılıklı olarak kabul etmemesi, zaten zor koşullarda yaşayan bölgedeki 1,5 milyon kişiyi çok daha ağır şartların beklediğine işaret ediyor.
Hamas, saldırıların sona erdirilmesinin yanı sıra Gazze Şeridi'ndeki ablukanın kaldırılmasını istiyor. Hamas'ı yok etmeye kararlı görünen İsrail ise vatandaşlarının güvenliğini gerekçe gösteriyor ve bölgenin tekrar silahlandırılmasının önüne geçecek adımların atılmasını talep ediyor.
İsrail basınına göre saldırılara direnen Hamas üyeleri kuvvetlendirilmiş tünelleri kullanıyor ve intihar eylemcileri, İsrailli askerler için büyük bir tehdit oluşturuyor. Direnişçiler, İsrail askerlerini iyi yapılandıkları bölgelere çekerek tuzağa düşürmeye çalışıyor.
YARALILAR ÖLÜYOR
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Gazze Şeridi'nde yaralıların ambülans beklerken öldüklerini bildirdi.
Kızılhaç'tan yapılan açıklamada,''ambülansların hareketlerinin, Kızılhaç görevlilerinin çatışmalar ve bombardımanlar arasında kalmamaları için İsrailli yetkililere ve Filistinli gruplara göre düzenlendiği, çoğu durumda araçların saatlerce bekletildiği ve ambülanslar geldiğinde yaralıların yaşamlarını yitirmiş oldukları'' belirtildi.
Kimi durumlardaysa, çatışmalar ve bombardımanlar nedeniyle ambülansların yaralılara hiç ulaşamadıklarını açıklayan Kızılhaç Gazze Bürosu Müdürü Antoine Grand, ''Kimi yaralılar ambülans beklerken ölüyor'' dedi.
Gazze Şeridi'ndeki su sıkıntısından büyük endişe duyduklarını belirten Kızılhaç sözcülerinden Dorothea Krimitsas da bölgede yaşayan halkın 3'te 1'i olan yarım milyon kişinin tamamıyla susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını vurguladı.
Gazze Şeridi'ndeki 45 kuyudan 10'unun çalışmadığına dikkati çeken Krimitsas, bu kuyulardan 2'sinin hava saldırılarında vurulduğunu, diğerlerininse elektrik olmadığı için pompalarının çalışmadığını söyledi.
GÖZLEMCİ DENETİMİ GÜNDEMDE
İsrail'in Gazze'ye saldırısı ve İsrail askerleriyle Hamas üyeleri arasında çatışmalar sürerken, iki taraf arasında olası bir ateşkes için sürdürülen diplomatik girişimlerde, Gazze ile Mısır arasındaki sınır kapılarının uluslararası gözlemciler tarafından denetlenmesi konusunun öne çıktığı belirtiliyor.
İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes anlaşmalarının çok dayanıksız olduğu ortaya çıktığı için, herhangi bir kalıcı anlaşma için uluslararası güvencelerin gerekli olduğu, bunun da muhtemelen yabancı sınır gözlemcileri içerdiği kaydedildi.
AP'nin yorumunda, çatışmanın bu aşamasında hem Hamas'ın hem de İsrail'in bir anlaşmaya hazır olup olmadığının belli olmadığınn unutulmaması gerektiği kaydedildi.
Hamas'ın, Gazze sınırlarının kontrolünün başkalarına geçmesine izin vermeye istekli olmadığı, İsrail'in de bir anlaşma için acele etmediği belirtiliyor.
İsrail, herhangi bir görüşmeye girmeden ve anlaşma sağlanmadan önce, Hamas'ı mümkün olduğu kadar çok zayıflatmayı ve ondan sonra pazarlık masasına oturmayı amaçlıyor.
İsrail yetkilileri, ateşkes önerilerinin başkalarından gelmesini beklediklerini ama ordunun da saldırılarını sürdüreceğini söylüyorlar.
ZIRHLI ARAÇ İMHA EDİLDİ
Gazze Şeridi'nde dün akşam saatlerinde yeni çatışmalar patlak verirken, İsrail'e ait bir zırhlı aracın imha edildiği bildirildi.
AFP'ye göre, İslami Cihad Sözcüsü ve kimi görgü tanıkları, İsrail tanklarının kuşattığı Gazze kentinin doğusundaki Şucaiye'nin ardından Zeytun mahallesinde çatışmaların çıktığını açıkladı.
El Cezire'nin haberinde de Hamas üyeleriyle İslami Cihad üyelerinin İsrail askerleriyle çatıştığı Gazze kentinin Şucaiye mahallesinde büyük patlamalar olduğu, İsrail savaş uçaklarının kent üzerinde alçak uçuş yaparak ateş açtıkları belirtildi.
İslami Cihad'ın askeri kanadı El Kuds Tugayları Sözcüsü, İsrail tanklarının Gazze kentine ilerlemeye çalıştıklarını söyledi. Sözcü, çatışmalar sırasında İsrail'e ait bir zırhlı personel taşıyıcısı imha ettiklerini bildirdi.
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cebaliye'de de Filistinliler ile İsrail askerleri arasında çatışma çıktığı ifade edildi.
El Cezire'ye konuşan Gazzeli emekli doktor Musa El Hadda, Gazze'de F-16'ların ve Apaçi helikopterlerinin ateşi dışında heryerin karanlıkta olduğunu dile getirdi. F-16'ların ilk kez çok alçaktan uçup her yere füze attıklarını anlatan El Hadda, ''Kimse evinden ayrılamıyor. Sığınaklarımız yok, İsrail bunu biliyor. Heryeri bombaladılar, bombaların çoğu evlere isabet ediyor'' dedi.
AP Ajansı, İsrail saldırılarından 10 gün sonra Gazze'nin en büyük hastanesi olan Şifa Hastanesi'nde bugün izdiham olduğunu, odaların dolu olması nedeniyle yaralıların çoğunun koridorlarda tedavi gördüklerini aktardı.
Muhabirin, Şifa Hastanesi'nde direnişçilere ait cesetler görmediği, tersine hastanenin sivillerle dolu olduğunu söylediği kaydedildi.
Gazze Sağlık Bakanlığı'ndan Dr. Mmuaiye Hasaneyn, gün boyunca 2 ila 15 yaşlarında 20 kadar Filistinli çocuğun öldüğünü açıklamıştı.
Haberde toplam ölü sayısının da 200'ü sivil 550, yaralı sayısının da 2 bin 500 civarında olduğu belirtilmişti.
-İSRAİL'İN HEDEFİ-
Üst düzey İsrailli diplomat Dan Gillerman, İsrail'in hedeflerinin Mısır'dan Gazze'ye silah kaçakçılığını engellemek ve Hamas'ın roket saldırılarını durdurmasına yetecek kadar bir caydırıcılık yaratmak olduğunu belirterek, ''Bu amaçlara ulaşıldığı ve bunların uygulanması çok kesin ve güvenilir uluslararası güvenceler tarafından denetlendiği zaman, Gazze'yi terkedeceğiz'' dedi.
İsrail ordusu, Hamas'ın Gazze'nin kontrolünü ele geçirdikten sonra toprak altındaki 300 kadar tünelden Mısır'dan büyük miktarda silah kaçırdığını ileri sürüyor. İsrail ordusu, hava saldırılarında esas olarak bu tünelleri de hedef aldı.
Hamas ise roket saldırılarını, ancak İsrail ve Mısır'ın Gazze'ye uyguladıkları ablukayı kaldırmaları durumunda durduracağını belirtiyor.
Koşulsuz olarak sınırların açılması ise Hamas'ın Gazze'deki yönetiminin tanınması anlamına geliyor ki İsrail, Mısır ve uluslararası toplumun büyük kesimi buna yanaşmıyor.
-UZLAŞMA ÖNERİLERİ-
Yorumda, son günlerde yoğunlaşan diplomatik girişimlerde, uluslararası sınır gözlemcileri de dahil birçok uzlaşma önerisinin gündeme getirildiği kaydedildi.
Hafta sonunda ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, bir ateşkes anlaşmasının unsurlarını görüşmek için 17 yabancı liderle görüştü.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, görüşmelerde silah kaçakçılığının önlenmesi ve Gazze'ye girişlerin açılmasının da bulunduğunu açıkladı.
Rice'ın arabuluculuğuyla Gazze sınırı konusunda Filistin ile İsrail arasında 2005'de sağlanan anlaşmanın, yeni bir anlaşmanın da temeli olabileceği belirtiliyor.
2005'deki anlaşma gereğince Gazze-Mısır sınırındaki Refah kapısına, silah kaçakçılığı ve Filistinli direnişçilerin Mısır'dan Gazze'ye girmesini önlemek için AB gözlemcileri yerleştirilmiş, İsrail, Filistinliler'in denetimindeki sınır trafiğini uzaktan, kapalı devre televizyon sistemiyle gözlemekle yetinmişti.
Hamas'ın yönetimi ele geçirmesinden sonra sınırdaki AB gözlemcileri geri çekilmişti.
-AB'NİN GİRİŞİMLERİ-
Avrupalı bir diplomat, AB'nin, Mısır sınırındaki Refah kapısına ve ek olarak İsrail'den Gazze'ye geçiş kapılarında AB gözlemcilerin görev almasını önerdiğini söyledi.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin Filistinli ve İsrailli yetkililerle bugün yaptığı görüşmelerde, bu önerileri dile getirdiği belirtiliyor.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen Avrupalı diplomat, gözlemcilerin statüsü ve görev tanımı konusunda henüz herhangi bir ayrıntının biçimlenmediğini, ama Avrupa Birliği'nin ''yapabildiği her türlü katkıyı yapmak istediğini'' kaydediyor.
Gözlemcilerin, sınır kontrolünün yanısıra, ateşkes ihlalleri konusunda hakemlik de yapabileceği ifade ediliyor.
Sarkozy, Ortadoğu turu kapsamında yarın Suriye'yi ziyaret edecek ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile biraraya gelecek.
Yorumda, Türkiye'nin de gözlemci misyonlarına katkıda bulunmaya niyetli olduğunu ifade ettiği kaydedildi.
-MISIR VE ABBAS'IN TUTUMU-
Her durumda anahtar sorun, sınırın Gazze yanına kimlerin yerleştirileceğinde çıkıyor.
İsrail ile Hamas arasındaki asıl arabulucu olan Mısır, Refah sınır kapısını ancak gümrük kapısında Filistin lideri Mahmud Abbas'a bağlı memurların görevlendirilmesi durumunda açacağını belirtiyor.
Gazze'ye yeniden girmeyi umut eden Abbas'ın da Birleşmiş Milletler'de 2005 anlaşmasının yeniden yaşama geçirilmesi konusunda lobi yapmak için bugün geç saatlerde New York'a gideceği bildirildi.
Ancak Hamas, Abbas yönetiminin Gazze'ye geri dönmesine soğuk bakıyor. Hamas ile Abbas yönetimi arasında, buna yönelik önerilerin de görüşüldüğü Mısır'ın aracılığıyla yürütülen iktidar paylaşımı görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
Ama hem Hamas'ın bu önerilerle ilgili tutumu, hem de İsrail'in operasyon sonrasında Gazze'de Hamas'ın ne tür bir rol oynamasına razı olacağı bilinmiyor.
Hamas ile Abbas yönetimi arasında doğrudan görüşmeler de kesilmiş durumda.
Ancak bir Hamas heyeti, Mısır'ın önerilerini dinlemek için Suriye'den Mısır'a hareket etti.
Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Abdül Gheit ise herhangi bir ateşkes anlaşmasının anahtar unsurunun, Hamas ve Abbas yönetimi arasında siyasal görüşmelerin yeniden başlaması olduğunu söyledi.
-İSRAİL'İN TUTUMU-
İsrail'in ise yalnızca AB gözlemcilerin sınır geçişlerine dönmesinden tatmin olmayacağı belirtiliyor.
İsrail'in, 2006 savaşından sonra Güney Lübnan'a yerleştirilen uluslararası gözlemcilerin çalışmalarından dolayı düş kırıklığına uğradığı bildiriliyor.
İsrail yetkilileri, Hizbullah'ın, sınırda gözlemcilerin bulunmasına karşın silah yığınağı yapmayı sürdürdüğünü ileri sürüyorlar.
-SINIRA FİZİKSEL ENGELLER-
İsrail'in eski ABD büyükelçilerinden Danny Ayalon, kaçakçılığı önlemek için Gazze ile Mısır arasındaki sınıra fiziksel engellerin yerleştirilmesinin de herhangi bir anlaşmada bulunması gerektiğini bildirdi.
İsrail'in diplomatik çabalarından bilgi sahibi olan Ayalon, Gazze-İsrail sınırında özel gözlem iskeleleri kurulması ya da sınırda yerin altında derine inen beton duvarlar yapılması düşüncesinin gündeme geldiğini kaydetti.
İsrailli bir yetkili ise görüşmelerde yeni sınır engellerinin de gündeme geldiğini dile getirdi.
Abbas yönetiminin dışişleri bakanı Riad Maliki ise Gazze gümrük kapılarına uluslararası gözlemciler yerleştirilmesi düşüncesine Arap ülkelerinin geniş destek verdiklerini söyledi.
Maliki, Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla bir toplantıya katıldıktan sonra New York'ta BM merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Bu düşünceye gerçekten karşı çıkan tek bir kişi bile duymadım'' dedi.
317 defa okundu...









Salih Sedat ERSÖZ
Mehmet Emin Parlaktürk
Ömer Lütfi ERSÖZ
Mustafa Balkan
Yücel Kemendi
Adem Seleş
Cemil Paslı
Aşık Ataroğlu
Cemaleddin Sancar
Kazım Öztürk
1.573
2.2030
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?
