Anasayfa >> Kültür Sanat >> Hindistan inanılmaz ülke
Anket
Referandumda Kullanacağınız Oy Ne Olacak?
Evet
Hayır
Oy kullanmayacağım
Resim Galerisi
Mevlana Mevlana
Hasan Paşa'nın yaptırdığı gümüş kapı Hasan Paşa'nın yaptırdığı gümüş kapı
İstifli "Ya Hazreti Mevlana" hattı İstifli
Semahaneden bir görünüm Semahaneden bir görünüm
Mevlana'nın ölümünden sonra yaptırılan Ahşap Sanduka (H. 1274) Mevlana'nın ölümünden sonra yaptırılan Ahşap Sanduka (H. 1274)
Ulu Arif Çelebi ve kardeşlerinin Mezarları Ulu Arif Çelebi ve kardeşlerinin Mezarları
Yeşil Kubbenin içten görünüşü Yeşil Kubbenin içten görünüşü
Destarlı bir mevlevi sikkesi Destarlı bir mevlevi sikkesi
Hattat İzzet'e ait bir levha Hattat İzzet'e ait bir levha
Tilavet Odasından bir görünüm Tilavet Odasından bir görünüm
Kapat[x]
Adınız Soyadınız
Mail Adresiniz
Arkadaşınızın Mail Adresi
Notunuz (İsteğe Bağlı)
Hindistan inanılmaz ülke
Konya Aydınlar Ocağı’nda Hindistan’da Türk-İslâm İzleri’ni anlatan Av. Hasip Şenalp, “Hindistan’da yaşayan insanlar mabetsiz bir hayat düşünemiyorlar. Hindistan Batılıların dediği gibi inanılmaz bir ülke. İnek kutsiyet atfedilen fakat tapılan bir hayvan değil” dedi
0000-00-00 00:00:00

Türk hükümdarı Şah Cihan tarafından eşi Mümtaz Banu için yaptırılan Tac Mahal’in, Türk-İslâm Mimarisi’nin en önemli eserlerinden biri olduğunu belirten Şenalp, dünyanın en büyük camisi olan Cuma Camii’nde de 25 bin kişinin namaz kılabilecek genişlikte olduğunu söyledi.

 

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbeti’nde Hindistan’daki Türk-İslâm Medeniyeti’nin izleri anlatıldı.

Sille Kültür Evi’nde, dini sohbetin ardından Hindistan ve Nepal’e, geçtiğimiz Mart ayında yaptıkları gezinin izlenimlerini “Hindistan’da Türk-İslâm Medeniyeti İzleri” başlığı altında anlatan Konya Barosu eski Başkanı Av. Hasip Şenalp,  KonTv Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özer ve Konya eşrafından Sefa Coşkun, Ali Can ve Nuri Odacı, Hindistan’dan güzel intibalarla döndüklerini belirterek “Hindistan gerçekten inanılmaz bir ülke” dediler.

1 milyar 200 milyon nüfusa sahip Hindistan’ın yüzde 85’ine Hinduizm’in hâkim olduğunu, sonra Budizm’in geldiğini ve Müslümanların da nüfusun yüzde 20’sini oluşturduklarını belirten Av. Hasip Şenalp, “Ondan fazla dil ve 10’a yakın dinin olduğu Hindistan’ta yaşayanların ortak noktası ise; arzulardan arınmak ve az olanla yetinmek olarak açıklanabilir. Arzudan arınmak orada bir yaşam biçimi ve bir felsefe haline gelmiş” dedi.

Kast sisteminin hâkim olduğu Hindistan’da reenkarnasyona inanıldığını ve bu yüzden insanların genç yaşlarda ölümü beklediklerini ifade eden Hasip Şenalp, Batı’dan Hindistan’a çok turist geldiğini ve Batılıları oraya çeken sebebin ancak “mistizm” ile açıklanabileceğini kaydetti. Hindistan’da kaldıkları 10 gün içerisinde ilginç ve dikkat çekici şeyler yaşadıklarını belirten Şenalp, “Batılılar, Nepal’deki dini merkezlere çok itibar ediyorlar. Buralardaki ayinlere ve meditasyonlara katılıyorlar. Batılılar’ı Hindistan’a mistizm’in çektiğini gördük. Düşündüklerini yaşayan insan orada çok. Biz, keşmekeş bir trafik olmasına rağmen ne bir trafik kazasına ne de insanların birbirlerine kızmalarına, bağrışmaları ve kavgalarına hiç rastlamadık. Hindistan’da yaşayan insanlar mabetsiz bir hayat düşünemiyorlar” diye konuştu. Şenalp ayrıca, ineklerle ilgili bir soruyu “İnek kutsal kabul edilen fakat tapılan bir hayvan değil” şeklinde cevaplandırdı.

Hindlilerin her olaya pozitif yaklaştıklarını ve İngilizlere karşı bir kin ve bugz görmediklerini ifade eden Şenalp, “Hindistan’da çok kültürlülük var. Ama bir de kendilerine has kültür ve medeniyet var. Dünyada ifade edilen Hint demokrasisi bu olsa gerek. Sekiz kez yıkılarak kurulan Delhi’yi yedi defa Türk ve Müslümanlar tekrar kurmuşlar. Müslümanlar 400 yıl buraya güzel mühürler vurmuşlar” diye konuştu.

 

GANJ’DA YIKANARAK ARZULARINDAN ARINIYORLAR

Hindularca kutsal sayılan Ganj nehri kenarında bulunan ve Tanrı Şiva’nın şehri olarak bilinen 3 milyon nüfuslu Varanasi’ye, dini ayinlere katılmak için dışarıdan çok insan geldiğini belirten KONTV Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Özer de, intibalarını “Varanasi’de yüzde 30 civarında Müslüman yaşıyor. Brahma denilen din adamları ayin yaptırıyorlar. Ganj Nehri’nde yıkanmak bir kutsiyet ifadesi. Burada yıkanan Hindular arzularından arındıklarına inanıyorlar. Reenkarnasyona inanan Hintliler, Vakıf Evlerinde genç yaşlarda ölmeyi bekliyorlar. Ölenlerin cesetleri yakılarak külleri Ganj nehrine atılıyor. Hindistan’daki gezimizde sokak ve caddelerde gençlerin birbirlerine sarıldıklarını ve öpüştüklerini hiç görmedik. Yalnız gülen insan az. Havaalanlarında bile erkek ve kadın ayrı ayrı kapılardan giriyorlar” şeklinde dile getirdi.

Diğer konuşmacılar da Hindistan ve Nepal ziyaretinin, Delhi’deki Halidi Bağdadi’nin mürşidi olan Abdullah Dehlevi Hazretleri’nin türbesini, Kutbeddin Aybek tarafından 12. yüzyılda yaptırılan Kubbetül İslâm Camii’nde bulunan kutsal emanetleri ziyaret ederek son bulduğunu belirttiler.

Mustafa BALKAN

tac-mahal

abdullah dehlevi hz. türbesi



Bu haber toplam 90 defa okunmuştur

Bu habere toplam 0 yorum eklenmiştir.
Gazete Manşetleri
Mail Listesi
 
 
Copyright © 2008 DoğruSES Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.oyunlar  
RSS