Bugün; 19 Temmuz 2019, Cuma
Aşık Ataroğlu
Metni küçült
Aşık Ataroğlu
Torunum hatırlattı
Tarih : 2013.12.21  19:52:17

OZAN GÖZÜYLE

OZAN SÖZÜYLE

Can dostlarım, hep büyükler mi hatırlatır, görevimizi, sorumluluğumuzu, insanlığımızı. Elbette değil.

İlkokul ikinci sınıf öğrencisi torunum bu gün bana sınıfında başarılı öğrencilerden bahsederken bir ara “dede sınıfımızda bir arkadaşım var dakikada sadece üç kelime okuyabiliyor onun için çok üzülüyorum” dedi. Bir an kendimden utanmadım desem yalan olur. Hemen kucaklayıp alnından öptüm.

Oğlum seni tebrik ederim, bana büyük bir ders verdin dedim. Arkasından ilave ettim, dedim ki keşke küçükken bize de sizin gibi düşünmeyi öğretselerdi. Keşke arkadaşlarımızın başarı sevinçlerini ve başarısızlık üzüntülerini paylaşabilseydik.

Keşke bize ebeveynlerimiz falancanın çocuğunu neden geçemiyorsun, bildiklerini başkalarına öğretme, zaten o kalın kafalı, boş ver ne yaparsa yapsın anlayış ve duyguları verilmeseydi.

Ve keşke dedim bu anlayışımızı yaşantımızın her safhasında uygulayabilseydik. Keşke devleti yönetenler birbirlerinde hata arayacaklarına ve hatta muhalefetin iktidarda, iktidarın muhalefette bir hata gördüklerinde yitik mal bulmuş gibi sevinip yüzlerine vurmasalardı da üzülselerdi, memleketin selameti için her halleriyle duacı olsalardı.

Büyük âlim, büyük mütefekkir Mevlana’nın " Bir mum diğer bir muma ışığından vermekle, ışığından bir şey kaybetmez" sözünü hatırlasalardı. Yine üstat Bediüzzamanın " Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete zamanımız yok" sözünü düstur edinip birbirlerinde kusur aramasalardı, husumet beslemeselerdi diye düşündüm.

Can dostlarım, Resulullahın " Kim bir mümin kardeşini bir hatasından dolayı ayıplarsa, o kişinin başına aynısı gelmeden ölmez" hadisini ilk duyduğum zaman beynim zonklamıştı. Demek ki " Gülme komşuna, gelir başına" atasözümüz bu hadise dayanıyor demiştim.

Nedense, ben aklımın erdiğinden beridir görürüm ki ( nerede olursa olsun komşuluktan tutun taa devleti idare edenlere kadar) hep birbirimize gülüp duruyoruz. Neticesi de ardardına aynı olaylar meydana geliyor. Bu gün gülenlerin de çok geçmeden başlarına geleceğini de hepsi bile bile.

Yüksek okulda bir tarih hocamız vardı Allah rahmet eylesin, Salih Zeki İsmailoğlu.  İlk tarih dersine girdiğinde elinde bir kibrit kutusuyla başladı derse ve bize kutuyu göstererek bu nedir arkadaşlar? Hepimiz bir ağızdan kibrit kutusu dedik çünkü zaten kibrit yazısı görünüyordu.

Maalesef bilemediniz dedi ve elindeki parçayı döndür ki sadece kibrit kutusunun yazılı kısım parçasıydı.  Daha sonra cebinden bir kaç defa daha kutu çıkartıp sordu bizlere hep cevaplarımızda yanıldık. Sanki bilmece bulmaca oynuyorduk. Ders kaynıyordu sanki.

Ama hoca. Hemen ciddileşti ve dedi ki “genç öğretmen adayı arkadaşlarım, ben oyun oynamıyorum, size tarihi olaylara nasıl bakmanız gerektiği dersini veriyorum, lütfen ciddi ve dikkatli olun.”

İşte dedi o çok değerli ve saygı değer rahmetli hocamız" bir kibrit kutusunun kutu olduğuna hükmedebilmek için nasıl ki altı yönünden bakmak gerekiyorsa tarihi olaylara bakarken de birkaç yönden bakıp öyle hükmetmelisiniz. Sadece bir kişiden dinlenip okunup karar verilip yazılan tarih, gerçek tarih olamaz, tarih bunları bir gün gelir bünyesinden atar, kayıtlardan silinir"

Sevgili okuyucularım, hükümet içinde ve devletin zirvesinde tatsız olayların yaşandığı şu günlerde bende düşüncelerimi torunumun bir hatırlatmasıyla kaleme aldım, dilerim faydalı olur.

Bir başka misalle bu muhabbetimizi biraz daha koyulaştıralım da muhabbet yarım kalmasın. Bu gün kadim dostum, emekli öğretmen arkadaşım, Seyfi beyle çay ocağında muhabbet ediyorduk. Bir ara elimdeki telefona takıldık ve telefondan Osmanlıca lügat’e girdik. Kelimler üzerinde gezinirken arkadaşım dedi ki hele şu zıvana kelimesinin anlamına bir bak. Baktık direğin tutturulduğu yer ve bir kaç anlama geldiği de yazılı olduğunu gördük.

Arkadaşım Seyfi Bey dedi ki “esas manası çadırın tepesinde çadır direğinin geçtiği yani takıldığı yuva.” İşte dedi direk zıvanadan çıkınca çadır da yıkılıyor.

O anda da aklımdan geçmişti ama akşam bu yazıyı kaleme alırken de aklıma geliverdi ve dedim ki direk zıvanadan çıkarsa çadır yıkılıyor. Direği zıvanadan ne çıkarır esen rüzgârlar, fırtınalar.

Öyleyse fırtınalı günlerde, havalarda zıvanaya sahip çıkmalı direği zıvanadan çıkarmamalı.

Ben bir vatandaş ve vatansever olarak devletimizin zıvanasına sahip çıkın dört elle sarılın diyorum. Devletin zıvanasını dayarken lütfen kendiniz zıvananızdan çıkmayın.

Bu millet, bu vatanı, bu çadırı size güvenmiş emanet etmiş. Şahsi çıkarlarınız yüzünden, muhalefet iktidar kavgalarınız yüzünden, devlet içinde devlet olma gibi daha birçok dershane, tersane, fersane çatışmalarınız yüzünden devletin direğini zıvanadan çıkarmayın.

Yoksa bu millet zıvanadan çıkacak haberiniz olsun. Cenab-ı Hak devletimize milletimize zeval vermesin.

Sakin ve selametli kalın efendim.

Y O L V A R

Yol var dağlardan aşırır

Yol var karlı bele çıkar

Yol var yolunu şaşırır

Yol var nice yola çıkar

 

Yol var kendinden bezdirir

Yol var türküler dizdirir

Yol var Keremi gezdirir

Yol var sonu küle çıkar

 

Yol var gider bire doğru

Yol var gider ere doğru

Yol var gider pire doğru

Yol var kötü kula çıkar

 

Yol var bazen verir keder

Yol var yurdunu terk eder

Yol var Mecnun Leyla gider

Yol var o da çöle çıkar

Yol var yolunu bağlatır

Yol var gönlünü dağlatır

Yol var güldürmez ağlatır

Yol var kanlı sele çıkar

 

Yol var yolunu bitirir

Yol var yolsuza götürür

Yol var müjdeler getirir

Yol var iyi hala çıkar

 

Yol var kurtarıyor dardan

Yol var haber verir yardan

Yol var bülbül uçar ordan

Yol var gider güle çıkar

 

Yol var bu yollardan öte

Yol var bakar bir niyete

Yol var gider ahirete

Yol var hep asıla çıkar

 

Yol var nice teşkilatlı

Yol var gider nice atlı

Yol var öyle müşkülatlı

Yol var başa bela çıkar

 

Yol var ATAOĞLU bile

Yol var orda olmaz hile

Yol var gidilir kalp ile

Yol var üstün  Alâ çıkar

 

Bu makale toplam 1558 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
ovalı / 2013.12.21  22:05:30
Dünyaya hükmeden yüce Osmanlı İmparatorluğu da kendi içinden yıkılmış tı değerli hocam. Aynı şu anda gerceklesmek üzere olduğu gibi. Biz nelerin üstesinden gelmedik ki hocam ama şimdi halkımız da şaşkın. Neye inanacagini kime guvenecegini kime destek olup kimle savasacagini bilmiyor. Rabbim inşallah halkımızı zayi etmeyecektir. Daha güzel günleri hep beraber görmek dilegiyle saygilar...
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi