Bugün; 18 Eylül 2019, Çarşamba
Cemil Paslı
Metni küçült
Cemil Paslı
Sosyal Problemler karşısında doğru yerde miyiz?
Tarih : 2019.07.09  16:46:38

Lgbt yürüyüşüne farklı tepkiler geldi.

Bu tepkiler şu soruyu akla getiriyor?

Sosyal problemler karşısında doğru yerde miyiz?

Sosyal, psikolojik, siyasi, ekonomik v.b. sorunları ele alırken 3 kademe esastır.

1. İyi ve güzel hizmetleri SÜREKLİ KILMAK için: İyileştirici-geliştirici hizmetler,

2. İyi ve güzel hizmetleri KORUMAK için: Koruyucu-önleyici hizmetler,

3. İyi ve güzel hizmetleri kaybettiğimizde GERİ DÖNMEK için: Tedavi ve rehabilite edici hizmetler.

Dikkatinizi çekmiştir.

Ortaya çıkan sonuçlara tepki göstermek bu hizmet modelleri arasında yok.

Misal: Lgbt yürüyüşü.

Siz sağlıklı birey ve huzurlu toplum için mutlu aileyi herkes için ulaşılabilir bir imkan haline getirmemişseniz bu nevi sonuçlara tepki göstermeniz problemi çözüme yardımcı olmayacağı gibi sorunu daha da derin hale getirecektir.

Bugün madde bağımlılığından, okul başarısına, Lgbt meselesinden, çocuk ve kadına şiddet olgusuna kadar sosyal problemlerimizin kökeninde aile kurumumuzun eksikliği ve yetersizliği vardır.

Sosyal problemler kökeni toplumun hücresi, temel yapı taşı, mihengi olan aile kurumuyla alakalıdır.

İnsan canlılar içerisinde eğitime en fazla ihtiyaç duyan varlıktır. Eğitim anne karnına düştüğü andan itibaren başlayan ve son nefese kadar devam eden etkin bir süreçtir.

Eğitimin en önemli mekanı ise ailedir. Anne baba ve çocuklardan oluşan ve mutluluğun imalatının yapıldığı ana kaynak olan aile insanın kişiliğinin oluştuğu müessesenin adıdır.

İnsanda başarı için gerekli olan saç ayağını oluşturan özgüven, zihni arka plan ve sosyal çevre aile sayesinde oluşur. Toplumun temel yapı taşı olan aile sosyal hayatın tarihin bütün dönemlerinde en önemli kurumu olarak kabul edilmiştir.

Kişinin eğitiminde en önemli kurumun aile kabul edildiğinde ailenin eğitiminin daha önemli olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz.

Özellikle sanayileşmeyle birlikte ataerkil yapının bozularak çekirdek aileye dönüşen bir toplumda kişinin en önemli eğitim mekanı olan ailenin eğitimi bilhassa önem kazanmaktadır.

Bir çocuk yetiştirmek , eser (Süleymaniye) yapmaktan daha önemlidir.

Çocukta zeka gelişimini baba yakınlığı , duygusal gelişimi anne yakınlığıyla oluyor. Bu iki yakınlığının yiyecek , giyecek , oyuncak v.b. şeylerle kapatılamıyor. Bu iki noktadaki açlık ‘’ORAL FİKSASYON’’a sebep oluyor ve ömrün sonuna kadar devam eden sigara, alkol, madde bağımlılığı, tırnak yeme, obezite, iğneleyici kişilik gibi çok ciddi sonuçları beraberinde getiriyor.

Erkek, kadın ve çocuk her biri ancak bir aile içerisinde değerlidir, aile olmadığında her biri gerçek anlamda barınaksız ve sığınaksızdır.

Kişinin dünyadaki cenneti/cehennemi ailedir. Devlet ve millet olarak aile kurulması konusunda alınacak önlem ve tedbirlerin 110 katlı bina yapımı esnasında alınacak önlemlerden daha önemli, daha girift ve daha önceliklidir.

Peygamberimizin evliliği ve aileleri de dahil yeryüzünde  problemsiz aile ve evlilik  olmamıştır. Sorunları halının altına süpürmek, ertelemek ya da görmezden gelmek yerine ailelere sorunu tespit etme ,  çözme teknik ve becerilerinin yanında bu konuda sosyal devletin STK larla birlikte tüm gerekli alt yapı , kurum , kuruluş desteğini ailelere sağlaması bir Milli Güvenlik Kurulu kararıyla ele alınmalıdır.

Ailenin  herhangi bir üyesini (erkek , kadın ya da çocuk ) ön plana alarak değerlendirilecek bir kurum değildir. Her üyenin aile içerisinde yeri ve öneminin farklıdır. Anne+baba+çocuk=mutluluk formülünde her üç değerin en az diğeri kadar önemli eksiltilemez , vazgeçilmez ve önemsiz görülemezdir.

Hollanda-Amsterdam merkezli 1520 yılında kurulmuş Spirit isimli vakıfla arkadaşlarımızla birlikte 5 yıldan fazla birlikte çalıştık. Bu gün bizim hedef olarak koyduğumuz bir çok şeye çok önceden ulaştıklarını ve bu hedeflerin onlara çok ağır faturalar ödettiğini ve oralardan geri dönmeye çalıştıklarını ve bu konuda bizden yardım istediklerini müşahede ettim.

Coğrafyamızın da etkisiyle birçok temel konuyu konuşurken doğu ile batı arasında kalıyoruz. Ne tam doğulu bir kalp ne de tam batılı bir akılla hareket edemediğimizden eleştirmek, karanlığa küfretmek kolaylığına kaçıyoruz.

Sosyal problemlere yaklaşımda en önemli ayak bağımız olan bu durumdan çözüme yönelik adımlarla  hızla uzaklaşmamız gerekiyor.

Işık arttıkça karanlık, iyilik arttıkça kötülük, ümit arttıkça yeis, sevgi arttıkça şiddet geriler.

Daha çok ışık, daha çok iyilik, daha çok ümit, daha çok sevgi üretmek için birlikte çalışmalıyız.

 Zira ; ‘Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ = İnsan için, yalnızca çalışmasının, gayretinin, hâlis niyetlerinin karşılığı vardır’ Necm, 53/39.

‘’Bu böyle olmuştur; çünkü Allah, bir topluluğa lutfettiği nimetini, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez ve Allah her şeyi işitip bilmektedir.’’ Enfal, 8/53.

 

Bu makale toplam 348 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi