Bugün; 21 Ekim 2018, Pazar
Kazım Öztürk
Metni küçült
Kazım Öztürk
ÖZTÜRKÇE
Hayat denilen şey !
Tarih : 2018.08.10  05:52:42

kazim_ozturk2016@mynet.com

Hayat mı dediniz? Hayatın tarifini; google'da bulamazsınız, ansiklopediler yazmaz hayatı. Hayat; Face book'tan mesaj atmaktan, mesajlaşmaktan, geyik sohbeti yapmaktan ibaret de değildir. İnternette; çetleşmek değildir hayat. Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz, huyundan, suyundan haberdar olmadığınız, hırlı mı? Hırsız mı? Ahlaklı mı? Ahlaksız mı?...hakkında her hangi bir bilgiye sahip olmadığınız, tabir yerindeyse dibi dörünmedik kaptan su içmek gibi ne idüğü belirsizlerle sanal arkadaşlık yapmak da değildir hayat.  

Hele akıllı telefonların ekranında hiç göremezsiniz hayat denen zaman yokuşunu! Akıllı telefon deyince aklıma geldi. Aslında hiç aklımdan çıkmıyor, hatta hiç unutamıyorum; neyi mi unutamıyorum? Söyleyeyim; insanımız, o kadar benimsemiş ki akıllı telefonu, yolda giderken, otobüste, trende, tramvayda, dolmuşta, parkta, bahçede, yaya yürürken, araba kullanırken, evde, misafirlikte, camide…kimsenin başı dik değil. Hepsi telefona boyun eğmiş! Kimse; yanındakini, önündekini, sağındakini, solundakini görmüyor! Telefona bakacağım, internette gezineceğim diye ağaca ve araca çarpanları görürsünüz.

Telefonlar yüzünden misafirliklerin, dostlukların, sohbetlerin… tadı kaçtı! Bir zaman televizyonlar aynı durumdaydı, şimdi onların yerini akıllı(!) telefonlar aldı! O kadar aldı ki, yememiz, içmemiz, her şeyimiz telefon oldu! Onunla alışveriş yapmak, sanki hayatın bir parçası(!). Kitapları iyi okursanız sayfaları arasına sıkışmış; hayata dair sırlar bulursunuz.

Hayatı; şiirlerde, romanlarda, hikayelerde, türkülerde…dahası mı? Dahası; kendi yaşadıklarımız, doğumdan itibaren ölünceye kadar geçirdiğimiz zaman. Ağladıklarımız, güldüklerimiz, sevindiklerimiz, başarılarımız, başarısızlıklarımız, övünmelerimiz, dövünmelerimiz, annemizden, babamızdan, komşumuzdan, akrabamızdan, arkadaş ve dostlarımızdan edindiklerimiz…

Hayat; kendi gözümüzle gördüğümüz, kendi aklımızla düşündüğümüz, kendi mantığımızla verdiğimiz kararlardır. Elbette teknolojiden yararlanılacak, tabii ki, zamanın gerektirdiği araç ve gereçleri kullanacağız. Ama yerli yerinde kullanmak şart. Bıçakla ekmek kesersen yararlı, adam öldürürsen zararlı. Çağın icabı olan şeyleri de, aklı kullanarak kullanmak, aşırıya kaçmamak gereklidir. Bu yüzden; “”yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz”, “işlerin hayırlı olanı, orta yolda olandır”…ilkelerine uymak, hayatı tatlı kılmaktır. Hayat; başkasının aklıyla hareket etmemek, aklı kiraya vermemek, “el alem ne der” değil, “Allah ne der” diyebilmektir.

Hayat, sadece yemekten, içmekten, zevk sefa etmekten ibaret değil. Hayatı; midesinden, cinsel organından ibaret görenler, hayatın kıymetini bilmeyen, hakka isyan bayrağı çekenlerdir. Hayat; Allah’ın istediği doğrultuda yaşamaktır, bizzat aklı kullanmak, yaratanın verdiği beyni, hak istikamette değerlendirmektir.

  “Biz, Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.”   (İsra/82)

     Kur’an, indirildiği andan itibaren; ha­yatın içinde, zamanda ve mekânda. İnsanda ve toplumda; zihinde ve kâğıtta; nakışta ve duvarda. Kur’an diller­de, ellerde ve gönüllerde. Kur’an, inananların kullanma kılavuzudur. Kur’an, insanı inşa eder. Mükemmel insanın reçetesi Kur’an’dadır. Mükemmel insan; hatasız insan demek değildir. Hatalarından ders çıkaran, bir delikten iki kere sokulmayan insandır. 

Watt:

     “İnsan ruhu üzerinde çok az kitap, Kur’an’dan daha geniş ve daha derin bir etki bı­rakmamıştır.” Der.

Hayat

Hayat bir yolculuk,
Dünya bir araç,
Kimi iner, kimi biner.
Hızını kesmez araç,
Kimi gelir, kimi gider.
İlk durakla, son durak,
İkisi arası bu seyahat,
Kiminin seyahati uzun,
Kiminin kısa ve hüzün..
İlk durakta binen de,
Arada inen de,
Bu yolculuğun tadını bilir,
Hayat, kimine göre tatlı,
Kimine acı gelir.

 

Hayat Bu!

Hayat, diyorlar inişli yokuşlu şu ömür törpüsüne! 
Bazen ayakların soğuktan üşür, 
Bazen kahrolursun üzüntüden! 
Kalbin; kötü bir şey mi yaptım diye,
Bir kaygı taşır.
Hangi insanın gönlünü kırdım,
Kime öfkeyle baktım.
Olmaz, böyle hayat çekilmez! 
Kimse buna hayat demez.
Hayat dediğin; sımsıcak, sevecen,
Herkesle ekmeğini paylaşman,
Bütün canlılara el uzatman,
Dövene elsiz, sövene dilsiz olman gerek! 
Yayılmalı, herkese ulaşmalı giderek!

 

Hayat hesaptır

 

Zaten hayat matematik değil mi? 
Ekleme, toplama, çıkarma,
Zaman zaman bölme, çarpma,
Her şeyde hesap var, her şey özenli,
Dünya istikrarlı, gayet düzenli,
Hesaplı tüm bakışlarımız,
Gözlerimiz, ağzımız, kulaklarımız,
Hepsi kafada, hepsi beyne yakın,
Neden; göz iki, kulak iki, ağız bir? 
Çok bakmak, çok dinlemek, az konuşmak,
Bunu ancak hesabı bilen bilir.
Düşün, fikret, zikret, şükret... 
Bütün güzellikler buradan gelir..  

Bu makale toplam 73 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi