Bugün; 21 Ağustos 2019, Çarşamba
Kazım Öztürk
Metni küçült
Kazım Öztürk
ÖZTÜRKÇE
Şiir ve musikî
Tarih : 2019.05.03  16:45:53

Konya Aydınlar Ocağı Salı sohbetleri yine bir güzelliğe imza attı. Her ne kadar Konya’da olmasam da, yapılan kültürel faaliyetleri, edebi çalışmaları sosyal medyadan rahatlıkla takip etme şansımız var. Bu fakir de öyle yaptı.

Konya Kültür ve Turizm eski Müdürü ve Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Çıpan, “Derde Düştü Can” başlığı altında şiir, müzik ve sağlık üçlemesinden yola çıkarak şiir ile müziği bir arada yorumlayıp, bunun insan sağlığı üzerinde bıraktığı tesiri şiir ve mûsikî yorumlarıyla dile getirdi.

 Şiir ve mûsikînin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu belirterek “Şiirin içerisinde bir mûsikî unsurunun bulunduğu, bestekârların, şiirin içindeki mûsikî unsuruna kendileri farklı nağmeler giydirerek farklı makâm, usûl ve formlarla nazenin güzeller ve güzellikler vücuda getirdiklerini belirtti.

  Şu ifade, Konya’yı çok güzel anlatıyor;

 “Konya, bir devlete 200 küsur yıl başkentlik yapmış olmanın ötesinde şiir ve mûsikîye yön veren bir şehirdir”

Yaşadığımız, doğup büyüdüğümüz şehir olan Konya açısından bakıldığında, bir devlete 200 küsur yıl başkentlik yapmış olmanın ötesinde bir başka devleti kuran, bir başka medeniyete de beşiklik eden bir şehir. Şiir açısından da, mûsikî açısından da durum böyledir. Yâni Konya deyince bir yön ve yol veren şehirden bahsediyoruz. Klasik Türk şiirlerinin kurucu şairlerinin hepsi burada var olmuşlar önce. Daha sonra Bursa, Edirne ve İstanbul tabiatiyle son noktayı koyan şehir olmuş.”

 

 

“Sem‘in gıdâsı ma‘nî-i pâkîze-nutkdur

Çeşmin gıdâsı hüsndür anla hikâyeti” Nabi

Anlamı;

Cenab-ı Hakk kulağımızı temiz ve güzel sesleri işitmek için,

Gözümüzü de güzellikleri görmek için yaratmış”

 

Cemal Kurnaz; “Ben Türk şiirini ‘gül-i ra‘nâ’ya benzetiyorum; yarı sarı, yarı kırmızı… Halk ve dîvân geleneğinden beslendiği için iki renkli. Rengini, kokusunu bizim havamız, suyumuz ve toprağımızdan alan, bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül” olarak anlatır.

 

 “Tabiplerde ilaç yoktur yarama

Aşk deyince ötesini arama

Her nesnenin bir bitimi var ama

 Aşka hudut çizilmiyor Mihriban”  Abdürrahim Karakoç

 

Çıpan, sevda hastalarına ilâç vermeyen doktorla ilgili şu dötlüğü misal olarak verdi:

“Altın yüzük yaptırdım

Samsun ustalarına

Doktor ilâç vermiyor

Sevdâ hastalarına.”

 

Mustafa Çıpan, “Tohdur Bey” şiirini okuyarak programını bitirdi. Diline sağlık değerli hocam. Teşekkürler Aydınlar Ocağı ve Mustafa Güçlü. Salı Sohbetleri markalaştı. “Kültür” deyince Aydınlar Ocağı gelir. İsmindeki; “Aydın” ifadesi tam yerine oturuyor.  

 

Bu makale toplam 132 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi