Bugün; 17 Temmuz 2019, Çarşamba
Kazım Öztürk
Metni küçült
Kazım Öztürk
ÖZTÜRKÇE
Unutmayalım, unutturmayalım
Tarih : 2019.07.09  16:48:42

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,

Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır”

Her aklıselimin, her iman ve vicdan ehlinin, her insanın, üzerinde yaşadığı; ekmeğini yiyip, suyunu içtiği, havasını teneffüs ettiği, birlikte ağlayıp güldüğü, şarkılar, türküler söylediği, çocuklarına masallar dinlettiği….vatan toprağını koruması en önde gelen imani ve insani görevdir.

Vatan; uğruna kanların döküldüğü, bayrağın dalgalandığı, ezanların okunduğu, özgürlük rüzgarlarının estiği kutsal diyardır. Vatanın özgür olması için; dini, milli ve kültürel değerlere sahip olmak, bu uğurda gerekirse ölmek-ki vatan uğruna ölenlere şehit denir.- gerekir.

Tarihe baktığımız zaman, Türkiye’miz üzerinde birçok parçalayıcı, yok etmeye yönelik senaryoların oynandığını görmekteyiz. Yapılan savaşların arka planında; İslam anlayışının yok edilmesi, yeryüzünde Allah diyenlerin kalmaması için şiddetli bir çalışma sergilendiğini görürüz. Haçlı savaşları bunun için yapılmıştır. Hala haçlı savaşları devam ediyor. Haçlılar, İslam’a karşı tek yürek, tek bilek oluyor.

Necip Fazıl merhum, Sakarya Türküsü’nde; “Yokuşlarda Susamak” tabirini kullanır.

Evet, Türkiye’yi durmadan yokuşlarda susatmak, sıkıntı üstüne sıkıntı verdirmek, attığı taşın ileri gitmemesi için her türlü oyunu oynamak, akla hayale gelmeyen ayak oyunları içinde olmak, yalanı, hileyi, iftirayı, masum insanları karalamayı marifet saymak… gibi daha sayamayacağım bir çok numaralarla kündeye getirmek, pes ettirmek istiyorlar!

Kurtuluş savaşında cennet vatanın kurtulması, esarete boyun eğmemesi için can siperane gayret gösteren atalarımız, imanın verdiği güzellikle pes etmedi! 250 Kg’lik mermiyi manevi güçle topun ağzına verdi ve düşmanın gemisini batırdı!

Daha 15’indeki çocuklar, okullarından cepheye giderek; “vatan elden gitmesin, bu cennet yurda namahrem eli değmesin de ben ya şehit, ya da gazi olayım” anlayışıyla savaşa gülerek gitti!

Annelerimiz, yavrularının başına kına yakarak savaşa, vatan savunmasına gönderdi kınalı kuzularını!

Fatma Bacılar, Şerife Bacılar, Nene Hatunlar, Sütçü İmamlar, Şehit Kamiller…iman yurdu, islam yurdu, cennet vatanın düşman eline, hainlere, Haçlı sürülerine, Ermeni palikaryalarına peşkeş çekilmemesi için, çocuğunun üstüne örtmesi gereken battaniyeyi, ıslanmasın diye mermilerin üstüne örten, Fransız gavurunun, başı örtülü bacımın örtüsünü açmak için yaptığı hakaretlere tahammül edemeyerek kahramanlık destanı yazan, gavur bayrağını Türk kalesinde dalgalandırmamak için ölümü göze alan yiğitlerimiz, atalarımız, büyüklerimiz, eli öpülesi değerli vatanseverler, saygıyla eğildiğim ve duadan eksik etmediğim şehitlerimizin mücadelelerini bir kenara atabilir miyiz?

Bu yapılanları; “Türkiye ilerlemesin, yeter ki kaos olsun, şehitlerden bana ne, ben rantıma bakarım” diyerek o şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaya hakkımız var mı?

NE HALE GELDİK?

 

Bizim mahalle çok değişti bu aralar;

Yollar çamur, eller çamur, diller çamur...

Güneş kaybolmuş, karanlıkta geziyorum,

Tutacak el, sığınacak liman arıyorum

"Merhaba" diyen riyakarlardan çekiyorum!

Bizim mahalle çok değişti bu aralar!

Sözler kurşun, herkes sevdiğini yaralar,

Birbirine karışmış; beyazlar, karalar!

Laf açılınca konuşma telaşı, hırsı,

“Benim dediğim olacak” hayal dünyası,

Kalp küskün, özler ağlıyor, mana dağınık,

“O gitsin, ben geleyim” bu, kimin davası?

Ayak oyunu; kurtların sisli havası!

Hak; “yalan söyleyin, iftira atın” mı diyor?

“Doğruları, yanlışlara katın” mı diyor?

Bizim mahalle çok değişti bu aralar!

 

Bozdular!


Ne çok kandırdılar bu milleti

Yardım(!) gönderdiler sandık sandık

Biz de, yardım ediyorlar sandık

Sureti hak görünenden usandık

Sütü bozuklar, sütümüzü bozdular

Firavunlar özümüzü bozdular!

Süt tozu dedi, peynir dediler

"Hibe" diye, ülkelere girdiler

Dünyayı savaş ile böldüler,

"Aman" diyeni, orda vurdular.

Sütü bozuklar, sütümüzü bozdular

Firavunlar özümüzü bozdular!

 

 

Bir Ülke ki!

 

Kars'tan, Edirne'ye ulaşan devasa bir ülke

Üç tarafından denizlerle buluşan bir ülke

 

Tarih var, şuur var, yiğitlik var her yaşında

Kelamı ilahi okunur, her köşe başında!

 

İslam'la, Kur'an'la, Hakla hamuru yoğrulmuş

Kadınıyla, erkeğiyle şehadete doğrulmuş

 

Ezelden gelen bir ruhla yaşıyoruz hepimiz

Bayrak, ezan ve milli ruh taşıyoruz hepimiz!

 

Bu devasa ülke; anadır, atadır, yardır,

Köy, köy, il il, ilçe ilçe, sevgili bir diyardır.

 

Lale, sümbül, susam, papatyalar var bucağında,

Sevgi, muhabbet, aşk, gözyaşı kaynar ocağında

 

Şehadet muştusu, yurt nuru parlar kucağında!

İşte bu benim vatanım; özüm, canım, her şeyim!

 

Bu makale toplam 73 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi