Bugün; 14 Temmuz 2020, Salı
Kazım Öztürk
Metni küçült
Kazım Öztürk
ÖZTÜRKÇE
Yasaklar kalkınca
Tarih : 2020.05.01  17:52:34

Değerli dostlar, evlerdeki karantinadan çok şeyler öğrendik. Bu durum bize bazı dersler verdi. Tabii bu mesajları iyi okursak yararı kendimize olur. Bugün, ne Koronavirüsten, ne can sıkıntısından, ne şu kadar insan ölmüş, bu kadar insan hastalanmış, burada bu, şurada şu olmuş demeyeceğim.

Pencereden bakıyorum; her taraf yeşile bürünmüş. Ağaçlar çiçek açmış. Güneş insana gülüyor. Artık yavaş yavaş ısıtmaya başladı. Parklar bahçeler çiçeğe bürünmüş. Gözümün önüne kültür Parktaki güller geldi; rengarenk, çeşit çeşit… parkın içindeki çiçeklerin güzelliğini hayal ediyorum. Havuzdaki kuğuların nazlı nazlı yüzüşü, banklarda oturan insanların muhabbeti, Millet kıraathanesinde, çay yudumlayan, gazete ve kitap okuyan insanları hatırlıyorum. Yasaktan önce Millet Kıraathanesinde yaptığım sohbetleri düşünüyorum. Eğer yasak olmasaydı 29 Nisan 2020, saat 14.00’de; “Ramazan ve İmsak” konulu sohbetim olacaktı.     

Yasakların kalktığı gün, güne sabah namazıyla hayırlısıyla başlamak için, her zaman olduğu gibi Hacı Veyiszade camiine giderek, cemaatle, cami görevlileriyle, cami ile hasret gidermek, cemaat halinde camide namaz kılmayı, imamlarımızın o güzel okuyuşuyla gönül dünyamızda hasıl ettiği letafeti yaşamak, müezzinlerimizin tatlı nağmelerini dinlemek istiyorum. Gönül dostları cemaatimle birlikte hasbihal edip, muhabbetin tadına varmak en büyük arzum. Yasaklardan önce bir güzellik oluşturmuştuk; her on beş günde bir Cumartesi günleri Sabah namazının ardından sabah çorbaları içiyor, muhabbet ediyorduk. Cemaati sadece namazda değil, namaz dışında da devam ettirmenin tadını alıyorduk. Allah’ın bu sevgili kullarını özledim.      

Sabah namazını kıldıktan sonra kahvaltımı yapıp, evden yaya olarak çıkarak Kültür parkta soluklanmak, dede bahçesinde mola verip, çayımızı, kahvemizi yudumlamak, denk gelirse-ki mutlaka gelir- gönül dostlarıyla muhabbetin tadına varmak. Millet Kıraathanesindeki dostlara selam vermek, hal hatır sormak, İl Halk Kütüphanesi kıymetli müdürüne uğrayıp, edebi sohbet yapmak, kütüphane çalışanlarına selam vermek, kütüphanedeki kitapların kokusunu içime çekme özlemi içindeyim. 

Yoluma; İnce Minare önünden geçerek Zafer ve Alaaddin caddesi istikametinde devam ederken Rampalı Çarşıya uğrayıp; kitaplarımın yayımlandığı Nüve Kültür Merkezine uğramak, yayın evi sahibi muhterem İsmail Çalışkan ile kültür ve edebi sohbet yaparak, kitaplar arasında kendimi kaybetmek, kitap kokularını ciğerlerime çekmek, yeni çıkan  ve beni ilgilendiren kitap varsa satın alıp bilgi dağarcığımı doldurmak en büyük arzumdur. Ne zaman buraya uğrasam, kitapların adeta; “Bizi öyle uzaktan seyretme, elini dokun, sayfalarımı karıştır, bizi oku…” diye seslendiğini duyarım.  

Nüve’den ayrılınca Mevlana Caddesi istikametinden İplikçi Camii, kayalı park önünden geçip doğruca öğle yemeğimi, Konya’nın meşhur etli ekmeğini yemek üzere lokantaya uğrayıp, köpüklü ayranı içtikten sonra öğle namazımı kılmak üzere Sultan Selim Camiine gidip, uzun zaman uzak kaldığım camide namaz kılmanın mutluluğunu yaşamak istiyorum.

Fakat insanlarda bir başka durum seziyorum; hepsinin yüzü gülüyor, herkes mutlu. Mevlana’ya gelen, oradan çıkan tüm insanlardaki bu değişikliğin, evlerde karantinada kaldığımız sürede insanlarla daha iyi bir diyalog kurmak, daha samimi bir atmosfer oluşturmak, yalnız kalarak, kalabalığın kıymetini bilmek, birbirimizi anlamak gibi bir güzellik eğitiminden geçtiğimizi düşünüyorum.  

Görecek miyiz?

 

Ağaçlar üzgün bu yıl bahar gelmiyor,

Çiçekler süzgün bu yıl neşe dolmuyor,

Hastalık azgın bu yıl yüzler gülmüyor,

Şifanın yağdığını görecek miyiz?

 

Cananların yüzünü göremez olduk,

Zümre-i muhabbete giremez olduk,

Komşuların yanına varamaz olduk,

Vuslatın doğduğunu görecek miyiz?

 

Sevgiliye gidecek yola hasretiz,

Mutluluklar katacak kula hasretiz,

Muhabbetle tutacak ele hasretiz,

Dostluğun ağdığını görecek miyiz?

 

On bir ayın sultanı ağlıyor şimdi,

Minareyi mahyayı dağlıyor şimdi,

Teravih evde kaldı bağlıyor şimdi,

Bayramın değdiğini görecek miyiz?

 

Hüzünlüyüm bu günler gözyaşım akar,

Hicran derdiyle coşan bendini yıkar,

Hasret zirveye çıktı fendini yakar,  

Özlemin sağdığını görecek miyiz?

 

Bu makale toplam 81 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi