Bugün; 14 Temmuz 2020, Salı
Kazım Öztürk
Metni küçült
Kazım Öztürk
ÖZTÜRKÇE
Oruç bizi tuttu mu?
Tarih : 2020.05.12  22:00:20

Ramazanın üçte ikisini bitirdik hayırlısıyla. Her ne kadar evlerde karantina altında, sokağa çıkamadan, eş dostla iftar ziyafetlerine gidemeden, özellikle fakir ve muhtaç insanları iftar sofralarımıza misafir edemeden, gönül ehli kardeşlerimizle yan yana gelemeden, cemaatle camilerde huşu için teravih kılamadan, ilahilerle, salavatlarla teravihin tadını alamadan ramazanı bitiriyoruz.

“Ramazanın yirmisinden sonraki tek gecelerde Kadir Gecesini arayın” hadisi doğrultusunda acaba bu yıl Kadir’i tam anlamıyla takdir edebilecek miyiz? Kadir’i kadir olarak bilebilmek için; Ramazan şuurunu idrak etmek, orucun bize değer verip vermediğini iyi anlamak, İftar, İmsak, İnfak meselelerine kafa yormak ve aklı bu yönde terletmek gerekir.

  Evet; “oruç bizi tuttu mu?” buradan başlayalım konuya; orucun, insanı tutması, namazın, insanı kılması, Kur’an’ın, insanı okuması…ne demek? İfade edilen kavramları ete kemiğe büründürür, soyutluktan somutluğa yükseltirsek yani içini doldurup hayatımıza yön verecek hale getirirsek bir anlam ifade eder.

Oruç; Sabahtan akşama kadar aç susuz kalmaktan ibaret değil. Aç susuz kalmayı biliyoruz. Oruç olsun diğer ibadetler olsun daha derin ve daha anlam yüklü şuurlu hareketi, akıllı davranışı gerektirir. Bir kere şu noktayı iyi tespit etmemiz lazım; bütün ibadetleri Allah’ın emri olduğu, O’nun bize verdiği bunca nimetlere teşekkür borcumuzun sonucu olduğunu bilmek durumundayız. Yüce Mevla’nın her bir lütfunda bize sayısız güzellikler meydana gelmektedir. Bu hususu anladıktan, şuuruna erdikten sonra artık ibadetlerimiz anlam kazanacaktır. Orucun içinde ve özünde; fakir, muhtaç, aç, açık ve ihtiyaç sahiplerinin haline kendimizi koymak yani bir nevi empati kurmak vardır. Tıka basa yemekle her gün doldurduğumuz midemizin, bir ay gibi kısa bir zaman diliminde; “bir lokma, bir hırka” anlayışı içinde olarak yardım elimizi uzatabilmek yatmaktadır. Kur’an, aşırılıklardan uzak kalmayı emreder. Sevgili peygamberimiz de; “işlerin hayırlısının orta yolda olandır” diyerek mutedil hareket etmenin insan olmaya yol açacağını bize hatırlatır.

 “Oruç bu sene beni tuttu” diyebiliyor muyuz? Bu yıl, üzgün, kırgın, buruk gelen ramazan ayında tutulan oruçlarımız bize mesaj vermediyse, bizi manevi bir atmosfere taşımadıysa hiçbir zaman taşımayacak demektir. O zaman durup kendimizi muhasebeye çekmemiz gerekir; “nerede hata yaptık? Nerede hata yapıyoruz? Aslında bu hesabı her akşam, her an yapmamız gerekir. İşte oruç bize bunu sağlıyor.

Hayata anlam katmanın yolu, Kur’an’ı anlamaktan geçer. Kur’an’ı anlayınca; oruçlarımız bizi tutar, namazlarımız bizi kılar, Kur’an’ımız bizi okur…Rabbimden temennim bu ramazanı vesile kılarak, ramazandan sonraki hayatımızın da tuttuğumuz oruçlar gibi; sabrımıza, metanetimize, kararlılığımıza, insan olmamıza yol açmasını niyaz ediyorum.

Oruç bir hicrettir; kötüden iyiye doğru yolculuk yaptığı için. Oruç bir fetihtir; kötülüğü kapatıp, iyiye, hayra kapı açtığı için.

Hicret

 

Hikmete çıkan yollar, kutlu alamet,

Çağlar üstü mutluluk, özgünlük hicret,

Zulmeti yakan eller, sonsuz selamet,

Bitmeyen mücadele, düzgünlük hicret!

 

Medeniyete bakış, bitmez tebessüm,

Cehaletleri yıkış, mutlu bir mevsim,

Pınarlardaki akış, cennetten tesnim,

Şirklere müdahale, dizginlik hicret!

 

Vefakârca kalmaktır, Rabbin sözünde,

Hak yolunda ölmektir, Kur’an izinde,

Dünyalıktan olmaktır, sevgi özünde,

Aklın zirve makamı, sezginlik hicret!

 

Hak yolunu terk etmek, esaret verir,

Vuslatlara gark etmek, cesaret verir,

Kalbi şirke berk etmek, metanet verir,

Kirlerden damla damla, süzgünlük hicret!

 

Arz-u semanın aşkı, nurudur bu fer,

Haktan gelen armağan, sunulan sefer,

Davayı omuzlayan, kahraman nefer,

Sürakalara bir ders, bozgunluk hicret!

 

Kalpleri kinle dolu, müşrik güruhun,

Hüda’nın hediyesi, bitmez sürurun,

Medeniyet yolunu, açan o nurun,

Karanlıkta kalana, bezginlik hicret!

 

Üzüldü Sultan!


Üç aylar diyarından bir konuk geldi,

Aramıza girince üzüldü Sultan,

Eyvah dedi şaşırdı hüzünle doldu,

Belaya yeterince üzüldü Sultan!

  

Seyretti ahvalimiz ne haldeyiz biz?

Kadını erkeğiyle vebaldeyiz biz,

Bu Ramazan gözyaşlı melaldeyiz biz, 

Halimizi sorunca üzüldü Sultan!

 

Seccadesini alan hemen koşardı,

Bu yıla kadar herkes bunu başardı,

Camiler teravihte dolup taşardı,

Virüs yere serince üzüldü Sultan!

 

İftar sofralarına canlar gelmiyor,

Muhabbet meydanları gönle dolmuyor,

Sahur vakitlerinde yüzler gülmüyor,

Böyle aya erince üzüldü Sultan!

 

Vaazlarla kürsüler öksüz kaldılar,

Mukabele hatimler hüzne daldılar,

İlahiler naatlar yaslı oldular,

Gözyaşını görünce üzüldü Sultan! 

 

Bu makale toplam 67 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi