Bugün; 20 Ekim 2018, Cumartesi
Sıtkı YONCA
Metni küçült
Sıtkı YONCA
Yazar
Eğitimde cezanın yeri ve zamanı
Tarih : 2018.01.08  08:26:06

                 Bugün sizi eğitimin, çözümü en zor konularından birisiyle meşgul etmek istiyorum.

                İzin verin önce psikolog Dr.Kevin Leman’ın bir eserinde anlattığı olayı anlatayım sonra da konu başlığı ile ilgili değerlendirme yaparız.

                ‘’Matthew çok kötü huylu bir çocuktu’’ diyerek başlıyor anne.

‘’Nerdeyse  tüm disiplin kitaplarını okudum ama denediğim hiçbir teknikten sonuç alamadım’’ diye de devam ediyordu. Yine bir gün:

                4 yaşındaki oğlunu anaokulundan alan anne, otomobilde gelirken arka koltukta oturan Matthew tarafından hakaretlere  uğruyor. Arkadan anneyi yumrukluyor ‘’senden nefret ediyorum’’ diye bağırıyordu. Anne bu kez tek kelime söylemedi; yutkundu ama yeni bir teknik deneme kararı verdi içinden. Kararı verirken de ürperdi. Çünkü çocuk her istediğini ağlayarak da olsa elde ediyordu. Sonuç alacağından emin değildi ama ‘’umutsuzluğun bağlı olduğu  duygu da umutsuzluktur’’’ dedi ve kararındaki  şüpheli dalgalanmayı açığa aldı.

                Arabadan eşyalarını indirdi beraber eve girdiler. Anne mutfaktaki işiyle meşgul olmaya başlayınca; Matthew  de mutfağa gitti ve her zaman mutfak tezgahında bulduğu süt ve kurabiyeleri yerinde  bulamayınca ‘’anne kurabiyelerim nerde?’’ diye  seslendi.

                ‘’Bugün sütümüz ve kurabiyemiz yok’’ dedi  anne, sıradan bir tavırla ve Matthew’e arkasını

dönüp başka odaya geçti.

                ‘’Anne bizim okuldan sonra hep sütümüz ve kurabiyemiz olurdu. Bugün neden yok anlamıyorum.’’

                Anne çocuğun gözlerine bakarak ‘’Annenin canı sana bugün kurabiye ve süt almak istemedi’’ dedi ve dönüp başka odaya gitti.

                Matthew anneyi takip etti, paniklemişti, hatta ürperdiği seziliyordu.

                ‘’Ama anne bu daha önce hiç olmamıştı. Anlayamıyorum.’’

                Anne söylemek istediği şeylerin tam zamanı olduğunu anlamıştı.

                ‘’Bugün kurabiyemiz ve sütümüz yok. Çünkü anne senin arabadaki konuşma tarzını beğenmedi’’ dedi ve tekrar döndü yürüdü. Matthew  hemen annesinin arkasından koştu bacağına sarıldı. Çünkü bir şok  yaşıyordu. ‘’Üzgünüm anne, özür dilerim anne. Öyle söylememeliydim.’’

                Anne özrünü kabul etti ve sarılarak onu çok  sevdiğini söyledi.  Üç dakikada uzlaşma sağlandı.

                Bu sırada Matthew ne dese beğenirsiniz?

                ‘’Anne şimdi sütümü ve kurabiyelerimi alabilir miyim?’’           Annenin içi yanmaya başladı çünkü o bir anne ama verdiği sözü hatırladı.

                ‘’Bir tanem  sana hayır dedim. Bugün sütümüz ve kurabiyemiz yok.’’   Matthew afalladı kavga etmek için ağzını açacaktı ki sustu ve üzgün bir tavırla yürüyüp gitti.

                Şimdi soralım. Matthew anneye yapacağı kabalıklar aklına gelince düşünür mü düşünmez mi?

                Bu annenin eğitim için üç seçeneği vardı.

                Birincisi onun hakaretlerine karşılık olarak azarlayıp kendince bir şeyler söyleyip konuyu kapatacaktı. Sonuç: Alışkanlık sadece 5 saniye sonra tekrarlanacaktı.

                 İkinci olarak, Matthew’i hiç duymamış gibi davranacak ama onun kaldığı yerden devam etmesine onay vermiş olacaktı.

                Üçüncüsü ise Annenin kendine göre devrim niteliğinde bir yol denemesiydi ve sonuç ortada.

                Eğitim bir deneme yanılma ilmi midir şeklinde biraz da ironi kokan itiraza: ‘’Evet elinizdeki kumaşı Allah bir kez yaratmıştır ve bir daha yaratmayacaktır. Ali’ye diktiğiniz elbise ona çok yakışabilir ama aynı elbise, bedene otursa da Hasan’ı  çirkinleştirebilir. Eğitim bütün ilimleri kucaklayan karakterinden dolayı belirli ceza kalıpları, monoton metotları, belirlenmiş şablon teknikleri yoktur. Her birey için kullanacağınız teknik, metot, ödül ve ceza da ona göre değişkendir. Bireyi (özelde çocuğu) tanıdıkça ceza yöntemlerimiz de değişecektir. Öyleyse şiddet uygulamadan verilebilecek cezalar da olabileceğini neden düşünmüyoruz? Düşündüğümüzü pratiğe neden dönüştürmüyoruz? Çocuğunuzu iyi tanıyın. Ona uygun olabilecek cezayı, örnekte olduğu gibi, iyi tespit ettikten sonra yer ve zamana  dikkat ederseniz sonuç alırsınız.. Sık sık verilen cezaların da pedagojik bir değeri yoktur.. Eğitimle, psikoloji et tırnak gibidir Ayırırsanız  şiddet kaçınılmaz olur.     

Peygamberimizin (S.A.V.) kullanmadığı bir tekniği hiçbir Müslümanın kullanma hakkı yoktur.’’ derim.

Bu makale toplam 233 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi