Bugün; 10 Ekim 2026, Cumartesi
SALİH SEDAT ERSÖZ'E ŞÜKRAN GECESİ
Tarih : 2026.08.13  22:07:43
Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetlerinde düzenlediği Şükran Gecesinde Eğitimci Yazar Salih Sedat Ersöz hayatı ve hatıralarını anlattı.

Eğitimci yazar Salih Sedat Ersöz doğumunun 70. Yılı münasebetiyle Konya Aydınlar Ocağı’nın düzenlediği Şükran Gecesinde hayatı ve hatıralarını anlattı. Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında icra edilen program Konevi Derneği salonunda yapıldı.

 Programın sunuş konuşmasını yapan Aydınlar ocağı Yönetim Kurulu Üyesi Tayyar Yıldırım bilhassa şiir faaliyetlerinde Salih Sedat Ersöz ile muhtelif şehirlerde Konya’yı temsil ettiklerini belirterek “Gerek şiirleri, gerekse diğer edebi eserleriyle edebiyat ve sanat alanında değerli katkılar sunan Salih Sedat Ersöz’e teşekkür ediyoruz” dedi.

Açılış konuşması yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü de Ersöz’ün eğitimci, gazeteci, idareci olarak uzun seneler hizmet ettiğine dikkat çekerek “Aydınlar Ocağının da müdavimi olan Salih Beyin, geleceğe aktarılması gereken hatıraları olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

Daha sonra kürsüye gelen yazar Salih Sedat Ersöz 06.08.1956 tarihinde Akören’de dünyaya geldiğini belirterek “Yaklaşık on yaşıma kadar Akören’de büyüdüm. İlkokula da orada başladım ama mezun olmadan Konya’ya taşındık ve babam Veyis Ersöz’ün de öğretmen olduğu Alparslan İlkokulundan mezun oldum. Ortaokuldan sonra, o yıl ilk defa erkek öğrenci de kaydedilen Kız Öğretmen Okuluna başladım ama talebim üzerine Endüstri meslek Lisesine nakledildim” dedi.

Şiire ilgisinin ilkokul yıllarında başladığını ve Alparslan İlkokulunda şiir okuma yarışmasına aldığı ödülün teşvik edici olduğunu kaydeden Ersöz, “Ortaokulda çok kitap okuyan bir öğrenciydim ve kompozisyon yarışmasında ödül aldım. Bu da yazarlığa teşvik edici oldu. Lisedeyken Yeni Konya gazetesinin açtığı şiir yarışmasında da ödül kazandım. Bu arada babamdan Ahmet Kabaklı’nın Türk Edebiyatı kitabını istedim. 1971 yılının Mart ayında birlikte almaya gittik. Sert geçen bir kış günüydü ve dönüşte meşhur tipiye yakalandık. Otobüs bizi Aydoğdu’ya kadar götüremedi. Zar zor eve varabildik. O gün tipiye yakalanan onlarca kişi sokaklarda donarak ölmüştü” diyerek devam etti.

Yüksek tahsil vaktim geldiğinde ailesinin, ülkede yaygın olan anarşi sebebiyle diğer şehirlere göndermek istemediğini söyleyen Ersöz “Liseden sonra da MTTB, Akıncılar ve Milli Selamet Partisinin gençlik kollarında bulundum. Vekil öğretmenlik yaptım. Sonra KİT olan GİMA’nın Konya mağazasında çalıştım. Burada müdürümüz mağazada müzik yayını yapmak üzere ses sistemi kurdurunca biz Ali Serin Seren ile (Mehter marşı çalınacak) diye baskı yaptık. Bir hafta sonra da İstanbul’a tayinimizi çıkardılar ama durdurmayı başardık. Babam da emekli olmuş ve Milli Selamet Partisinde yönetici olmuştu. Dolayısıyla siyasi bir ortamda büyüdük. Rahmetli Erbakan’ın bazı toplantılarına babamla birlikte katıldık.” şeklinde konuştu.

Üç yıl eğitim veren Eğitim Enstitüsünde başladıktan sonra kendisini ideolojik ortamın daha çok içinde bulduğunu anlatan Ersöz  “Okulda genellikle ülkücüler vardı. Bir gün Meram Battı Çıktı köprüsünü geçip eve giderken duvarın ardından çıkan biri silahı bana doğrultup takip etmeye başladı. Dönüp bakmadan, dua okuyarak yoluma devam ettim; galiba silah ateş almadı. Sonra bir akşam eve yaklaştığımızda bir komşunun kapısında kıvılcımları gördüm. Biraz geride yağmurdan ötürü su birikintisi vardı. Dönüp ateşe su getirmeye giderken kulakları sağır eden bir patlamayla sarsıldım. Meğer yanan bombanın fitiliymiş. Su getirmek için dönmesem, ben yaklaşınca patlayacaktı. Ölümün eşiğinden dönmüştüm, Allah korudu” dedi.

Talebelik yıllarında Mehmet İncili’nin sohbetlerine müdavim olduğunu ve İstanbul’a Mehmet Zahit Koktu Hoca Efendi’yi ziyarete gittiklerini de anlatan Ersöz “Bu arada Karayollarında da işe başlamıştım ama 1978’de Ecevit hükümeti iş başına gelince bizi çıkardılar. Ali Güneri ağabey yanına çağırıp gazetede çalışmamı teklif etti. Böylece Türkiye’de Yarın gazetesinde yazmaya başladım. Meşhur İstanbul’un Fethi Mitinginde de mehter takımında yer alıp en önde yürüdüm. Gazeteci olarak Merhum Erbakan ve Demirel’in seçim gezilerinde, toplantılarında bulundum. Bir akşam yazı işlerindeki arkadaşlarla biz gittikten sonra gazetemiz bombalanmıştı. İrşad derneği faaliyetlerinde bulundum ve hazırladığımız (Şeytanın Düzeni) adlı oyunu bütün ilçelerde sahnelerken ben de mücahid bir genç rolünü oynadım. 12 Eylül Darbesi olduktan sonra yaklaşık kırk asker evimizin bulunduğu sokağı ablukaya alıp her yeri didik didik aradı. Bir suç unsuru bulamadılar ama babamın yasak kapsamında olmayan yüz binlerce basılan kitabını incelemek üzere götürdükten sonra yasak yayınlar kapsamına aldılar. Babamı DGM’de yargıladılar ve mahkeme için Malatya’ya gitmek zorunda bırakıldık” diye anlattı.

Öğretmenlik yaptığı dönemden de bahseden Ersöz “Diyarbakır’a atandım ve çok zor bir yıl geçirdim. Taşlandık, silahla tehdit edildik ama yılmadık. Sonra Konya’ya Güneybağ’a tayinim çıktı. Oradan da Meram ortaokuluna geldim. Hemen de Müdür Başyardımcısı olarak görevlendirildim. Okulda (Gonca) dergisini çıkardık. Dergide İslâm ve Fen, İslâm ve Astronomi gibi yazılarım nedeniyle soruşturmalara muhatap oldum. Ateist bir öğretmen samimiyet kurduğu öğrenciler yoluyla derste kim ne anlatıyorsa öğrenip, Güneş gazetesine gönderiyormuş. O gazete benim aleyhimde çok haber yaptı. Tabi bu haberler soruşturma açılmasına da sebep oluyordu. Darwin nazariyesi yerine öğrencilere Yaratılış Modelini anlattığım için ceza alacağım bir sırada Mili Eğitime çağrıldım. Bana ceza vermeye niyetlendikleri gün dönemin Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler’in okullara gönderdiği  Yaratılış Modeli isimli, benim derste anlattığım konuya denk düşen Amerikalı bir yazarın kitabını gösterip (Bu kitap senin ceza almanı önledi) dediler” şeklinde konuşarak sözlerini sürdürdü.

Devletin, üç yıllık Enstitü mezunlarına dördüncü yılı tamamlayıp fakülte mezunu olma hakkı vermesiyle Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji bölümünden mezun olduğunu da ekleyen Ersöz “1991’de İlköğretim Müfettişi oldum. Bu arada Erbakan Hocanın eğitim seminerine katıldım, parti tarafından başöğretmen olarak görevlendirilip Hatipler Organizasyon Komitesinde çalıştım. 1995 seçimleri sonrası Konya İl Kültür Müdürü olarak atandım. Kısa zamanda ulusal televizyonlarda gündem olacak faaliyetler yaptık. 28 Şubat darbesi oldu ve hükümet değişikliğinin ertesi gününde görevden alınma yazım tebliğ edildi. Ardından teklif üzerine Konya Büyükşehir Belediyesinde görev aldım ve güzel faaliyetler icra ettik. Emekli olduktan sonra da zamanımı kitap ve köşe yazısı yazma, TV programı yapma ve kültürel faaliyetleri taklip etmeye tahsis ettim” diyerek konuşmasını tamamladı.

Program sonunda şair Tayyar Yıldırım Salih Sedat Ersöz’ün bir şiirini seslendirdikten sonra Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ve yazar Kamil Uğurlu kitap takdiminde bulundu.

 

Bu haber toplam 816 defa okunmuştur
Haberi Paylaş :
GÜNCEL

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi