Bugün; 27 Şubat 2024, Salı
Cemaleddin Sancar
Metni küçült
Cemaleddin Sancar
Terör çiftçileri kimlerdir?
Tarih : 2015.01.17  23:39:01

Terör haksız tahakkümün, haksız direnişin vahşice hayata yansımasıdır.

Tarifleri açmak muhatabı ikna için gerekli olduğu kadar, münafıklıktan uzak ciddi ve erdemli olmanın gereğidir.

Birleşmiş milletler teşkilatının bugüne kadar terörü tarif etmemesinin altında bazı gerçeklerin yattığı muhakkaktır. Bu gerçekler net bir şekilde dillendirilemediği için "terör" tarif edilemiyor. Çünkü birleşmiş milletlere hakim olan terör çiftçileri bizzat kendileri devlet terörü estirdiklerinden terörü tarif etmeye yanaşmıyorlar.

Ele alacağımız bazı gerçekler terör çiftçilerinin kim olduğunu ortaya koyacaktır.

Dünya tabii seyrinde devam ederken öyle gelişmeler oluyor ki dünyanın bu normal seyrini değiştirebilmiştir.

Peygamberler; ilahi rotanın dışına çıkarak her türlü zulüm ve ahlak dışı eylemlere girişen toplumları adalete ve erdemli yaşamaya davet ederek büyük devrimler gerçekleştirmişlerdir. Nitekim insanlık bu devrimlerle rahat nefes alabilmiştir. Çünkü peygamberler hep mazlumun yanında durmuşlar. Baskıya, zulme ve ahlaksızlığa savaş açarak insanları huzura kavuşturmuşlardır. Öte yandan öyle devrimler olmuş ki, onu gerçekleştiren devrimbazlar hakkı, hukuku, adaleti ve topyekün erdemi katletmişlerdir. Örnek olarak Mısır firavunlarını dillendirmek kolaycılık olabilir ama, gerçek şu ki isimlerini saymakla bitiremeyeceğimiz çağdaş firavunlar onlardan uzak değildir. 

Özellikle sanayi devrimleri gerçekleşmeye başladıktan sonra, yani tüfek icad edilip mertlik bozulunca yeni firavunlar yeni diktatörler  yeni ahlaksızlar türemeye başladı. Bütün bunların ortak özellikleri güç ve kuvvetlerine dayanarak zayıfı ezmek, onu köleleştirmek, servetini çalmaktır. Bunlar genelde batı markalıdır. Ancak bu diktatörlük çiftliğinin patronları, şark markalı yani müslüman kimliğini taşıyan birilerini yetiştirmekten geri kalmadılar. Aynı karaktere sahip olan bu diktatörler baskı ve zulümleriyle dünyaya hakim oldular. Ancak batılı diktatörler, hep kendi halklarının menfaati istikametinde hareket ederken, esefle belirtelim ki müslüman kimlikli diktatörler, özel çıkarları uğrunda hep kendi halklarını ezdiler. İslama karşı yapılan devrimler, adalet ve hürriyeti isteyenlere yönelik idamlar, batı köleliğini reddeden bağımsızlık kahramanlarına karşı girişilen linçler bunu gösteriyordu.  Evet bütün bunlar İslam coğrafyasında cereyan ediyordu. Halen de devam etmektedir. Bir yandan batılı müttefikler İslam coğrafyasının semalarını uçaklarıyla, bombalarıyla delik deşik ederken, müslüman kanını akıtırken, servetlerini çalarken; Öte yandan işbirlikçi diktatörler  "vurun bu teröristleri" diyerek onlara destek verdiler/ veriyorlar. Bu yazımızda İslam ülkelerindeki örgütlerden bahsetmeyeceğim. Haklı ve haksızın kim olduğunu da söylemeyeceğim. Ama net olarak şunu söyleyebilirim ki; batılı diktatörler şu an bayram ediyor. Yerli işbirlikçileri de gönülden veya korkudan onlara alkış tutuyor. Benim müslüman kardeşlerimin kanı ise durmadan akıyor, serveti de heba ediliyor veya çalınıyor. 

Evet, onun için diyorum ki terörün çiftçisi batıdır. Bekçisi İslam ülkelerindeki diktatörlerdir. Koruyucusu ise birleşmiş milletlerin çifte standartlı münafık tutumudur. Bütün bunlardan sonra siz, sözüm ona terörden başka neyi bekleyebilirsiniz. Ama ben bir çok direnişe terör diyemiyorum. Hele İslami terör deme alçaklığını şiddetle reddediyorum. Evet bir kargaşa vardır. Ama bu kargaşa neden? Oturup tarafsız bir şekilde düşünülmedikçe, mazlumdan yana taraf olmadıkça ve zalime karşı dimdik durulmadıkça bu kargaşa da bitmeyecektir.

Askeri darbelerle iktidarı ele geçir. Halkın özgür iradesiyle seçilen iktidarı devir. Halkın inancına aykırı devrimler gerçekleştir. Müslüman halklara rağmen batı patentli kanunlar ithal et. Batının menfaati için halkını baskı altında tut. İstediğin İslam ülkesini işgal et... Bu canavarlıktan sonra huzur mu beklersiniz? Evet batı ve onun işbirlikçisi olan yerli diktatörler bu canavarlığı yapıyor. Bizden de bu canavarlığa karşı direnenlere terörist dememizi bekliyor. Zerre kadar vicdanı olanı bunun üzerine düşünmeye davet ediyorum.

Afganistan’ı yok ettiler. Irak'ta  ırz ve namusu çiğnediler. Servetleri çaldılar. Filistin’de kan içmekten doymayan terörist İsrail’i desteklediler/halen de destekliyorlar. Suriye’deki diktatör rejmin cinayetlerini görmezden geldiler. Mısır'da halkın iradesiyle seçilen cumhurbaşkanını hapse tıkadılar. Buna karşı demokratik haklarını en barışçı bir şekilde savunanları hunharca katlettiler. Yerine getirdikleri diktatörü desteklediler. Özetle bütün İslam alemini ya bizzat kendileri veya destekledikleri diktatörler vasıtasıyla karıştırdılar. Bütün bu zulümlere karşı direnenleri yine de teröristlikle mi anacaksınız? Bilin ki bu yaklaşım tarzınız terör çiftçiliği yapmaktan başka bir şey değildir. Batı ve onun yerli işbirlikçileri oturup biraz düşünmelidirler. Aksi takdirde huzursuzluk hepimizin adresine postalanacaktır. Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya ve diğer devletlerin barış içinde yaşaması Filistin’den geçer. Zira AHMED'in kan damlası Coni'nin kan damlasından ucuz değildir. Batı artık bu gerçeği bilmek zorundadır.

Her zaman adaleti dimdik ayakta tutmaya, zulmü ve ahlaksızlığı yok etmeye çalışanlara selam olsun. Allah'a emanet olunuz. 

Dr. Cemaleddin Sancar

Bu makale toplam 2343 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi