Bugün; 27 Şubat 2024, Salı
Cemaleddin Sancar
Metni küçült
Cemaleddin Sancar
Dua
Tarih : 2020.04.11  23:33:30

Dua: Çağırmaktır, yalvarmaktır, samimiyetle istemektir. Sağlıkta, hastalıkta, bollukta, darlıkta yani her zaman ve her yerde DUA ile hayatımızı devam ettirmeliyiz. Duasız hayatın hiçbir değeri yoktur. “De ki: Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!“ ayet-i kerimesi bu gerçeği açıkça ifade etmektedir.
 
DUA aynı zamanda kulluk etmektir. Kulluğun gereklerini fiilen yerine getirmek DUA’nın zirvesidir. Resul-i ekrem efendimizin “Dua ibadetin beyni/özüdür” buyurması, sözlü dua ile fiili duanın birbirlerinden ayrılmaz iki parça olduğunu göstermektedir.
İnsan ne kadar ibadet etse, dünyaya dönük işlerini yapsa, olumlu veya olumsuz durumlara karşı her türlü tedbiri alsa yine de kendini duadan uzak tutmamalıdır. “Ayakkabı bağınız da olsa...”,
“ ...tuzu dahi Rabbinizden isteyiniz” buyuran o Yüce Peygamber, aslında insanın her zaman ve her hususta Yüce Allah’a olan ihtiyacını vurgulamaktadır. Onun için her zaman muhtaç olduğumuz varlıkla irtibat halinde olmamız gerekir. İşte DUA bu irtibatı sağlayan en büyük güçtür...
 
“ Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.” Mealindeki ayet bize iki gerçeği ifade ediyor. Birincisi: Rabbimiz kendisine yalvarmamızı, ibadet etmemizi; yapacağımız dua ve ibadeti ancak kendisinin kabul edeceğini açıklıyor ki; bu da tevhidin kendisidir. İkincisi: Kendisini duadan mustağni gören yani duaya önem vermeyen kimselerin korkunç akibetlerini beyan etmiştir. Binaenaleyh her zaman olduğu gibi özellikle dünyanın VEBA’ya yakalandığı bu günlerde Yüce Rabbimize samimiyetle yalvarmamız gerekir. Bütün tedbirlere rağmen hiçbir zaman duayı bırakmamamız lazım. Bilelim ki tedbirler kulun görevi olsa da takdire engel değildir. Onun için takdiri elinde tutan o Yüce Rabbimizin rahmetine sığınarak, dua etmeye devam etmeliyiz.
TÜRKİYE her konuda ne kadar güçlü olursa olsun önce Allah’a güvenmesini bilmelidir. Sonra kulluğumuzun gereği olan tedbirleri almalı ve Allah’tan sonra o tedbirlere güvenmeliyiz. Bu arada devlet ricalimizi ve onların maiyetinde çalışan her ferdi şükranla anıyor ve hepsini Allah’a emanet ediyorum.
Bilelim ki Allah’ın “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır“ sözü haktır ve inşaallah en yakın zamanda tahakkuk edecektir.
 
Zaman zaman televizyon programlarını izliyor, konuşmacıları dinliyorum. Başkaları gibi ben de çok istifade ettiğimi itiraf etmeliyim. Ancak önce kendime, sonra konuşmacılara, hatta herkese birkaç kelimeyi hatırlatmadan geçemeyeceğim. Çünkü Yüce Rabbimiz bu hususta da bizi net bir şekilde şöyle uyarmaktadır: “Allah’ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için “Bunu yarın yapacağım” deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah’ı an ve: {Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir} de.”
 
Korona virüsü tedbirleri ile ilgili olsun veya muazzam yatırımların başarıları ile ilgili olsun; insanoğlu başarılarını anlatırken, ona akıl gücünü ve onunla birlikte binlerce beceriyi veren Yüce Allah’ı dilinden düşürmemelidir. Sürekli ‘Yaptık, yapacağız, yendik, yeneceğiz, çok güçlüyüz...’ gibi kelimeleri kullanmayalım. Bu kelimelerin başına ‘Allah’ın izniyle’ kelimesini mutlaka kullanmamız gerekir. Görünmeyen bir virüse karşı dünyanın içine düştüğü acizliğe delil mi gerekir?
Koronadan şifa bulan kardeşlerimizin, tabiplerimizin, hatta bakanlarımızın ağzından ‘Elhamdulillah/Allah’a hamdolsun, Allah’ın izniyle/yardımıyla başardık’ kelimesinin dökülmesi Rabbimizin rahmetini ve inayetini celbedeceğini hatırımızdan çıkarmayalım. Hep alkışlarla kendimizi avutmayalım. “Hastalandığımda bana şifayı veren O’dur” ayeti kerimesini hatırlamamız gerekmez mi?
 
Çok zor günlerden geçtiğimizi hepimiz biliyoruz. Daha zor günlerin ihtimal dışında olduğunu söyleyebilir miyiz? Hayır. Allah (c.c) hepimizi üstesinden gelemeyeceğimiz olaylarla imtihan etmesin. Yine de herkes kendini sorguya çekmelidir. Müspet amellerimizdeki samimiyetimizi test edelim. Menfi amellerimizi ise terk edelim. Özetle tevbe edelim ve Allah’a karşı samimi bir kul olmaya çalışalım. Bu da her türlü beşerî ilişkilerde hak-hukuk kurallarına dikkat etmekten geçer.
 
“Allah’a emanet olunuz” duasıyla yine ALLAH’a emanet olunuz derim.

Bu makale toplam 445 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi