Bugün; 14 Haziran 2024, Cuma
Kazım Öztürk
Metni küçült
Kazım Öztürk
ÖZTÜRKÇE
Her Zaman Dayanışma İçindeyiz
Tarih : 2023.02.19  16:17:18

Ne güzel inancımız, ne güzel kültürümüz var. Eli öpülesi insanlarımızın sayısı o kadar fazla ki; bu değerlerle biz çok badireler atlattık, atlatıyoruz ve atlatacağız. İnsanımız kadirşinastır, veren eldir, diğergamdır, vefalıdır. Komşusu aç iken tok yatmama şuurundadır. Ağlayanın malı, güleni ondurmaz anlayışına hakimdir.

Bir insanımız- dini, ırkı, memleketi, rengi, düşüncesi, fikriyatı… ne olursa olsun- zor durumda kalmışsa, başına felaket gelmişse, “İmdat” çığlıkları atıyorsa amasız, fakatsız, şartsız ve ön yargısız yardıma koşar. Bir nasipsizin; “Depremden, önce AKP’lileri çıkartıyorlar” dediği gibi değil. Kimsenin durumuna bakmadan-ki zaten böyle bir hengâmede kimliğe, künyeye bakılır mı? –

Her zaman dayanışma içinde oluş anlayışımız; İslam’dan geliyor. Müslüman olduğumuz için yaratılanı severiz, yaratandan ötürü. Allah, insanları sevdiği için biz de severiz. İnsan oldukları, Allah yarattığı, en mükemmel ve en şerefli varlık olduğu için.

Bu anlayışı yani İslamî hassasiyeti muhafaza ettiğimiz zaman dünya yaşanabilir bir yer olur. Kur’an gerçeklerine sarıldığımız, Kur’anî anlayışı hayatımızın mihverine aldığımız, Kur’an’ca hayat yaşadığımız, Yürüyen ve yaşayan Kur’an olduğumuz müddetçe, el ele, kol kola, yan yana, kardeşçe ve insanca bir dünya tesis ederiz. 

İslâmiyet’te düşünmek çok önemlidir. Kullar zikrin kemaline ermek istiyorlarsa, dünyada ve kâinatta sergilenen ilahi kudret tecellileri üzerine derin bir şekilde tefekkür etmelidirler. Selim bir akıl ve kalple tefekkür eden bir Mümin için; kâinatta sergilenen ilâhî kudret kanıtlarının her biri feyz alınacak, hayret edilecek ve ibret alınacak şeylerdir.

İbret almak için bakan Müslüman, insanın yaratılış safhalarını, vücudundaki benzersiz sistemleri, çevresindeki diğer canlıları, yeryüzünü, gökyüzünü, atomun moleküllerini, Güneş Sistemini ve en minik detaydan en büyük fezaya kadar daha birçok şeyin üzerine tefekkür eder ve baktığı her şeyde Allah’ın (c.c.) kudretini görebilir. İnsanoğlunun idrakinin sınırlarını zorlayan sonsuz yaradılış ve nimet üzerine tefekkür etmek, Allah’ın (c.c.) yarattıklarını düşünmek, sevaplarını ve günahlarını düşünmek, azaplarını ve mükâfatlarını düşünmek, akıl ile doğruyu düşünmek, tefekkürün gerekliliklerindendir.

Bir Müslüman hayatın her alanına her an tefekkür ile yaklaşmalı, tefekkür etmeyi de ona sağla İlahi mesajların daha canlılığını koruduğu, Kur’an ilkelerinin hala taze durduğu ve güncel olduğu, toplumu düzene sokmakta en etkili yöntem olduğu gerçeğini bir kez daha düşünme fırsatı yakalıyoruz. Aslında Allah’ımızın direktiflerinden dışarı çıkmanın mümkün olmadığını bir kez daha görmüş, tefekkür etme imkânına kavuşmuş bulunuyoruz. İnsan, teknolojide, teknikte, medeniyette, ilimde… ne kadar ilerlerse ilerlesin Rabbimiz isterse küçücük, gözle görülmeyen bir nesneyle dünyanın altını üstüne getirme gücüne sahip!

Nuh tufanı, Lût kavminin, homoseksüel ilişkileri sonunda yerin dibine batması, Firavun ve Firavun zihniyetlerin, insanlara zulmü sonucunda denizde boğulup sulara gark olması, Allah’ın varlık ve birliğini inkâr eden, onun idaresi altındaki dünyayı, evreni kafasına göre dizayn etmeye çalışan, “Allah dünyaya karışmasın, o, ahiret işine baksın” diyerek edepsizce, hadsizce tavır sergileyenler, dünyevi gücün her şey olduğu vehmine kapılanların akıllarını başlarına alması gerektiğini anlatır Kur’an’ımız. Yaşadığımız bu hengâme onu açık ve net olarak gösteriyor.  Her şerde bir hayır vardır denen bu olsa gerek!

Aslında Kur’an bizden, aksiyoner olmamızı, tembellikten, mıymıntılıktan, bana necilikten, beni ilgilendirmez tavırlarından, aymazlıktan, vurdumduymazlıktan, kendine Müslüman olmaktan, sadece kendi çıkarını düşünmekten… kurtulmamızı ister. Başkasının aklıyla değil, kendi aklımızı kullanmayı, başkasının düşünmesi değil kendimizin düşünmesini, başkasının inanması değil kendimizin inanmasını, şeyhlerin, hocaların, hacıların, üstadların, müftülerin, imamların… aklıyla değil, onların dedikleri değil, Kur’an’ın dediği, Allah’ın buyurduğu istikamette ve de kendi aklımızı da devreye sokarak yaşamak en doğru ve en ideal olanıdır.

Kur’an, emanet akıl istemez. Kendi aklımızın, kendi irademizin, kendi düşüncemizin, kendi fikirlerimizin devreye sokulmasından yanadır. Onun için şöyle denir; “sağ gözün sol göze faydası yoktur”, “insan yalnız doğar, yalnız sıkıntı çeker ve yalnız ölür.”

Mümin; aynı zamanda ve her şeyden önce Allah’la iletişim kuran, Kur’an okudukça, Allah’la konuştuğunu bilen insandır.

Kur’an’la iletişime geçen; hurafelerden, akıl ve düşünceye aykırı davranışlardan, ilme ters tutumlardan uzak kalan, Kur’an’ca iletişimi hayat iksiri olarak gören, barışı, kardeşliği, diğer dinlerden olanlara karşı hoşgörüyü, insan sevgisini, adaleti, eşitliği, “veren el” olmayı, “bugün Allah için ne yaptın?” anlayışına ilgisiz kalamayan kimsedir.

Mümin, Kişilik sahibidir. Kurandan yolu geçmeyen veya ruhu, gönlü Kur’an’la sulanmayan insanlar; fedakârlık, vefakârlık, sorumluluk, elini taş altına koyma bilincinden uzaktır.

Bir Allah Var!

Akan suyun zerresinde,

Hayat veren bir Allah var,
Şu dağların zirvesinde,
Hakkı yazan bir Allah var!

Ağaçların yaprağında,
Dünyaların toprağında,
Caddesinde sapağında,
Desen çizen bir Allah var!

Her gün her an heyecanla,
“Ya hu” diyen her bir canla,
Zikir eden tüm cananla,
Dertler çözen bir Allah var!

Dilârânın kelamında,
Dilrubânın selamında,
Muhabbetin meramında,
Dostça gezen bir Allah var!

Yiğitlerde tüm erlerde,
Sabah vakti seherlerde,
Hasret dolu bu yerlerde,
Kulu sezen bir Allah var!

Ayet ayet surelerde,
Zaman zaman sürelerde,
Gezdiğimiz yörelerde,
Gönle sızan bir Allah var! 

Allah’ın İşi!

Şu evren bilmece insan zerresi,

Noksansız donatmak Allah’ın işi,

Hakkın kudreti her bir küresi,

Yoklardan yaratmak Allah’ın işi!

 

Oku ve incele yaz muammayı,

 Muhasebe edip çöz muammayı,

Kalbinden çıkarma öz muammayı,

Kendine yar etmek Allah’ın işi!

 

Erenler ikramı elden düşürmez,

Allah’ın adını dilden düşürmez,

Âşık aşka gelir halden düşürmez,

Gönülde yer etmek Allah’ın işi!

 

Kâinat kitabı okunmalıdır,

Dağına taşına dokunmalıdır,

Günahtan cürümden sakınmalıdır,

Şeytanı kör etmek Allah’ın işi!

 

Rabbin sözlerine aymaz değiller,

Kur’an mesajına uymaz değiller,

Rahmani kelamdan caymaz değiller,

Edeple ar etmek Allah’ın işi!   

 

Bu makale toplam 78 defa okunmuştur
Makaleyi Paylaş :
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tüm Yazıları

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi