“Ülkemizdeki birçok kanaat önderi adeta vatan haini gibi takibe alınmış, sohbet yapmak nerede ise yasaklanmış, okullarımızda, resmi kurumlarımızda mescitler kapatılmış, insanlarımızın namaz kılması bile adeta suç olarak işlem görüyordu.”
Ülkemizin önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Ribat Eğitim Vakfı adına yönetim kurulu başkanı Muzaffer Büyük, 28 Şubat 1997 tarihinde yapılan Milli Güvenlik Kurulu Bildirisi olarak ilan edilen ve bir sindirme politikasına dönüşen post modern darbenin yıl dönümünde bir açıklama yaptı.
Konuyla ilgili açıklama şöyle: “28 Şubat Darbesi neyi hedef alıyordu? Milli ve manevi değerlerimizi hedef alıyordu. O darbe niye yapıldı? Milli Manevi değerlerine sahip ahlak ve maneviyat değerleriyle donatılmış gençliğin yetiştirilmemesi için yapıldı. Bu ülkenin gerçek sahiplerinin devlet yönetiminde yer almaması için yapıldı. Bunları hiçbir zaman unutmamalıyız.
28 Şubat post modern darbesi Cumhuriyet dönemindeki toplumu şekillendirme, yönlendirme, belirli kalıplara sokma mücadelesinin ürünü, dayatmacı devlet politikaların sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Asıl melese ülkemize, coğrafyamıza bu çağda rol biçen emperyal güçlerin, siyonist dayatmacıların dünyayı yönetme arzusudur. Ahlakı, erdemi unutmuş, tüketim toplumuna dönüşmüş, istediğin şekli verebildiğin bir Türkiye istiyorlardı.
Müslümanlara zulüm yapılmıştı, Türkiye genelinde sadece 60 bin civarında İmam Hatip Lisesi öğrencisi kalmıştı. Dayatmacı kesintisiz 8 yıl eğitim sistemi ile çocuklarımızın Kuran’ı Kerim öğretimine yaş tahdidi konmuş, Kuran Kurslar kapatılmış, hafızlık müessesi adeta yok edilmişti. İslami Cemaatlerin, vakıfların yurtları kapatılmış, gençlere yönelik, çocuklara yönelik hiçbir faaliyet yapmamaları için tedbirler alınmış, dayatmacı yapılar oluşturulmuştu.
Ülkemizdeki birçok kanaat önderi adeta vatan haini gibi takibe alınmış, sohbet yapmak nerede ise yasaklanmış, okullarımızda, resmi kurumlarımızda mescitler kapatılmış, insanlarımızın namaz kılması bile adeta suç olarak işlem görmüştü.
İlahiyat fakültelerinden mezun olan öğrencilerin öğretmen olmaları engellenmiş, ilahiyat fakültelerini hiç kimsenin tercih etmemesi için çok ciddi engelleyici, dayatmacı sistemler oluşturulmuştu.
İmam Hatip Liseleri ile birlikte mesleki eğitimde bitirilmiş, Türkiye ekonomisinin üretim gücü yok edilmiş, adeta Türkiye’nin dışa bağımlı hale gelmesi için çalışmalar yapılmıştı.
Yine o süreçte bankaların işi boşaltılmış, KİT’ler bitirilmiş, özel sektör çökertilmiş ve ülkemiz IMF’ye mecbur hale getirilmişti.
Ama bu millet, “1000 yıl devam edecek”, diye ilan ettikleri bu süreci, müsebbipleri hayatta iken bitirmiştir. Bugün Şükrederek ifade ediyoruz, okullarımızda çok rahat bir şekilde Kuran, Siyer, Arapça, İlmihal dersleri verilebilmektedir. Çocuklarımız rahat bir şekilde Kuran Kurslarına gidebilmekte, hafızlık müessesesi de kesintisiz bir şekilde devam etmekte ve her yıl binlerce çocuğumuz hafız olmaktadır.
Başörtüsü kamu kurumlarımızda serbest hale gelmiş, başörtülü öğrencilerimiz ülkemizin okullarında okuyabilir hale gelmiştir. Yeni ilahiyat fakülteleri açılmış, sadece Konya’da bile İmam Hatip öğrencisinin sayısı 60 binleri aşmıştır.
Sivil toplum kuruluşlarımızın birlik ve beraberlik çizgisinde hareket etmesi, dirayetli ve net bir duruş sergilemenin ne kadar önemli olduğunu bu dönemde net bir şekilde görmüş olduk.
Bu süreçte iradeli bir şekilde hareket ederek, cuntacılara, darbecilere fırsat vermeyen siyasilerimize de teşekkür ediyoruz.
28 Şubat Post Modern darbenin yıl dönümünde şunu net bir şekilde ilan ediyoruz, bu millet iradesini elinde tutacaktır ve bundan sonrada bu tür darbe girişimleri kesinlikle başarılı olamayacaktır.
Biliyoruz, Allah bizimledir ve yine biliyoruz ki, bizler bu çizgiden ayrılmadığımız takdirde bize zarar veremezler. Bu inançla Ribat Eğitim Vakfı olarak 28 darbesinin yıl dönümünde şunu ifade edebiliriz, biz ahlaklı, erdemli, irfanlı, inançlı nesillerin yetiştirilmesi için var gücümüzle çalışacağız. Ve biz samimi bir şekilde çalışırsak, bu millet samimi bir şekilde çalışırsa biliyoruz ki bir daha hiçbir zaman 28 Şubat benzeri darbeler olamaz.
Bütün darbeleri ve darbecileri kınıyor, darbecilerin yargılanmalarını hala beklediğimizi ifade ediyor, kamuoyumuza saygılarımızı sunuyoruz.”