Bugün; 20 Temmuz 2018, Cuma
“DEİZM TEHLİKELİ GİZLİ ŞİRKTİR”
Tarih : 2018.03.21  13:50:16
HİSDER'de Deizm ve Peygambersiz Din Anlayışlarını anlatan Prof. Dr. İbrahim Coşkun, “Ülkemiz gençleri için tehlikeli olan Deizm gizli bir şirktir” dedi.

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nde Deizm ve Peygambersiz Din Anlayışlarını anlatan Prof. Dr. İbrahim Coşkun, Türkiye’de %4 ateist, yüzde 6 oranında deist olduğunu belirterek “Ülkemiz gençleri için tehlikeli olan Deizm gizli bir şirktir” dedi.

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin bu haftaki Pazartesi Sohbetleri’nde, güncel bir konu olan “Deizm ve Peygambersiz Din Anlayışları”nı dile getiren NEÜ Ahmet Keleşoğlu İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Coşkun, Diyânet teşkilâtı ile özel şirketlerin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarına göre; Türkiye’de yüzde 4 oranında ateist, % 6 oranında da deist olduğunu belirterek “Deizm gizli bir şirktir” dedi.

Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sohbette, deizm ve deist anlayışın ülkemiz ve genç nesil açısından bir tehlike olduğunu ifade eden Prof. Dr. İbrahim Coşkun, fıtrata aykırı olan ateizmin yayılma eğilimi olmadığını belirterek “Deizm sahte bir din olarak ömrü daha uzun olabilir, gerçeğin üzerini kapatabilir. Onun için ülkemizde böyle bir tehlike var. Zeus’tan gelen deist, Allah’ın varlığına, birliğine inanan ama Allah’ın vahiyle bilgi ulaştırdığına peygamberler gönderdiğine inanmayan ve insanlarla ilişkisi olmadığı kabul edilen bir inançtır. Batı’da hıristiyanlığa karşı uydurulan sahte bir dindir” dedi. Kilisenin zulmüne ve engizisyon mahkemelerinin işkencelerine karşı bulunan bir inanç sistemi olarak hayata geçirilen bu sahte yapının Avrupa’da devam ettiğine işaret eden Prof. Coşkun, Avrupa’da yüzde 50-60’lara kadar varan oranlarda deist ve ateist olduğuna işaret ederek Avusturya’da deist oranının yüzde 40 olduğunu söyledi. Bunun sonucunun ateistliğe vardığını ve insanların, yaşadığı gibi inanmaya başladığını ve hiçbir değer tanımadığına dikkati çeken Coşar, “Hiççilik olan nihilist insanlar da hiçbir değer kabul etmiyor ve “benim gönlüm nasıl istiyorsa ona göre yaşarım” felsefesiyle hareket ediyor. Nihilizm de gençliğimiz açısından tehlikeli olduğundan bu konuda da çok hassasiyet göstermeliyiz. İslâm ahlâkı yaşanabilir ve gerçeğe uygun bir ahlâktır. Yapılan bazı yanlışlıklara bakarak biz bunun için müslüman değiliz, biz bunun için nihilistiz veya deistiz diye bazı gençlerin açık açık nihilizmi savunduklarını görüyoruz” diye konuştu.

 

DEİSTLER ALLAH’A GİZLİ ŞİRK KOŞUYORLAR

Şirkin “Allah’a ortak koşmak” olduğunu ve deizm ile gizli şirkin doğrudan bir alakası olduğuna işaret eden Coşar, şu bilgilere yer verdi: “İslâm öncesi şirk dini ve putperest dini ile Avrupa’da yaygın olan ve ülkemizde de işaretlerini, örneklerini gördüğümüz deizm arasında büyük oranda örtüşme var. Deistler, kurdukları sitelerinde “Allah insana akıl verdi, din vermedi” diyorlar. Ülkemizde de bu görüşleri yaygınlaştırmak isteyen odaklar vardır. Sözde ilim adamları vardır. İnternetleri ve televizyonları var. Diyorlar ki Kur’an haktır, peygamber haktır. Ama onun devri bitmiştir. Artık akıl devridir. Biz vahyimizi, biz ilhamımızı kâinata bakarak ilimle elde ediyoruz diyorlar ve bunu da maşallah, inşallah, peygamberimize salavat getirerek söylüyorlar ve sonra da açıkça peygamberin dönemi bitmiştir, Kur’an’ın dönemi bitmiştir diye açık açık diyorlar. Bunlardan birisi de Yaşar Nuri Öztürk idi. O, “Tanrı akıl ve ahlaktan başka kutsal tanımayan inanç; Deizm ” adlı kitabında, öyle iftiralar ve öyle asılsız şeyler veriyor ki; Ebu Hanife’yi tam bir deist olarak gösteriyor. Kur’an-ı Kerim’in asıl amacı da deizmdir diyor. İnsanlık için deizmden başka bugün seçenek yoktur, diyor. Bu mesele elbette yeni değil. Yeni ilmi kelâmı başlatan âlimlerimizden biri olan İzmirli İsmail Hakkı ise, yazdığı “İslâm Dini ve Tabiî Din” adlı eseri de Yaşar Nuri’nin eserine bir reddiye sanki.”

Batı’nın vahiy bilgisini ve peygamberlik müessesesini inkâr ettiği için insanlığa huzur vermekten çok uzak olduğunu ve günümüzde de bunun örneklerinin fazlasıyla görüldüğünü, “Tanrı’yı kıyâmete zorlamak” adına ellerinden ne geliyorsa ardlarına koymadıklarını ifade eden Coçar, Taliban, Vahhabilik, DEAŞ gibi örgüt liderlerinin istihbaratçılar tarafından yetiştirildiklerini, ülkemizde de deizmin, bu sapık fikirlere bakılarak yaygınlaştırılmak istendiğine dikkati çekti. Deizmin esas gerekçesini de “hevaya tabi olmak” şeklinde Kur’an’dan delilleriyle birlikte açıklayan ve Furkan suresindeki 43. âyet mealini okuyan Coşar, akıl ile bilimi putlaştıranların, kendi heva ve heveslerini de putlaştırdıklarını söyledi.

Soru-cevap kısmından sonra dernek adına Prof. Dr. İbrahim Coşkun’a teşekkür plaketini ise, HİSDER Başkan Yardımcısı Mustafa Dündar takdim etti. Sohbet okunan bir aşrı şerifle son buldu.

Bu haber toplam 484 defa okunmuştur
Haberi Paylaş :
GÜNCEL

YAZARLAR
HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ


EN ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK
ANKET
Yeni Arayüzümüzü Beğendiniz mi ?
Evet
Hayır
  
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Copyright © Doğruses - Konya haberleri   |
|
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Genç Online Türkiye'nin En iyi 1 oyunlar1 sitesi